Anne ya da çocuk olmak…

Gençken ebeveynlerimizin bizi anlayamamasından çok şikâyet etmişizdir. En azından ben ve çevremdeki arkadaşlarım. Hatta anne babalarımızla bir garip mücadeleye bile girmişizdir. Kimimiz boyun eğdik, kimimiz direndik. Kimimiz hata yaptığımızı bizzat deneme yanılma yöntemiyle öğrendik, kimimiz ne kadar doğru olduğumuzu gördük.

Tüm bunlar olurken ve bittikten sonra, her zaman direnen çocuğun tarafında oldum ben. Direnen, direnç gösteren. Boyun eğmeyen. Doğru bildiğini dibine kadar savunan.

Ancak ilk kez direnen çocuğun penceresinden bakamıyorum. Bakmaya çalışmak bile istemiyorum. Hem buna çok da güzel kılıflar buluyorum. Bizler bir amaç için direnirdik diye…

Kendi oğlumda sudan çıkmış balığa döndüm… Bildiğim bütün yöntemler uygulanamaz oldu. Bana göre aldığı yanlış örnekler onunla beynimde bağdaşmadı. Ve sanırım İstanbul’u da suçladım. Siz bildiğiniz bütün doğruları vermeye çalışsanız da İstanbul içinde öyle çok çeşit barındırıyor ki… Bu çeşitlerden en az bir tanesi sizin vermeye çalıştıklarınızdan daha cazip gelecek.

Ve çelişeceksiniz, direnen genci belki de ilk defa desteklemeyeceksiniz. Ya da destekleyemeyeceksiniz. Aynı yollardan farklı amaçlar doğrultusunda ilerlemiş bile olsanız, anlayamayacaksınız. Genç olmak mı daha zorluydu ebeveyn olmak mı karar veremeyeceksiniz. Bilinen kitaplar sabır derken, sabırsızlığın her türünü sergileyeceksiniz. Çünkü hayat sizi hep en zıt yerden vuruyor. Sizinle aynı görüşleri paylaşıp onun mücadelesini verseydi, onun adı ergenlik olmazdı sanırım.

Şimdi tek merakım bu sabrın sonunun ne olacağı. Daha birkaç yıl var biliyorum. Kendi doğrularını bulurken belki de canı benimkinden çok acıyacak. Ama bundan alıkoyamayacağım da ortada. Temeller ne kadar sağlam atılmış bu sürenin sonunda belli olacak. Tek bildiğim düşse de hep arkasında olacağım. Tek başına kalkabileceğini de öğretebilmek için…

Copyright © 2008 Orkidemce.info Tasarım Mursel Aygun
  »    » 
Bu sayfa 166 adet veri tabanı sorgusu sonucunda 0,457 saniyede oluşturuldu.