Bu sizi güzelleştirecek!

Her gün onlarca insanı yeniden yaratarak ‘Tanrı’ rolüne soyunan estetik cerrahlar, ‘sihirli ve şifalı ellerini’ güzelliği yeniden yaratmak ve tanımlamak için kullanıyor.

Onlar, plastik cerrahiyi 21’inci yüzyılın post modern sanatı olarak görüyor. Ameliyat sırasında, bazen titiz bir terziye, bazen de mesleğine hayran bir kasaba dönüşen estetik cerrahlarla meme büyütme, yüz gerdirme ve burun ameliyatlarına girdik.

Ali Tufan Koç

Tüm dünyada, sayıca en sık gerçekleştirilen estetik operasyonunun meme büyütme olması, estetik cerrah uzmanı Op. Dr. Barış Çakır’a göre anlaşılabilir bir durum. “Meme, dişiliğin ve doğurganlığın simgesidir. Memelerinden memnun bayanların sayısı oldukça az. Kimi memelerini küçük buluyor, kimisi ise fazla büyük.” Kadınlık sembolünün iki iri memeye dayanması tartışılır. Fakat pek çok kadın, Op. Dr. Çakır ile aynı fikirde olacak ki, kendilerini daha ‘kadın’ hissetmek için bıçak altına yatıyorlar.

MEME BÜYÜTME

Çakır’ı ameliyathanede bekleyen hastası, ameliyat öncesi gerçekleşen seansta, ellerini füze biçimine getirip göğsünden 10 santimetre uzakta tutarak istediği göğsü tarif ediyor. Çakır, ‘DD’ adı verilen, sahip olunacak en büyük memelere sahip olmak istediğini belirten hastayı öncesinden uyarmış. “Sağlıklı bir durum değil. Kadının omuzları dar ve ‘DD size’ memeler için vücut yapısı müsait değil. ‘DD size’ yapmazsan iptal ediyorum deyince mecbur kabul ettik. Porno yıldızı mı olacak, ne olacak anlamadım.” Yanımıza doktorun asistanlarından biri geliyor. “Hocam, hasta uyutulmamakta direniyor.” Doktor Barış ‘Hayda!’ dercesine yerinden doğrulup ameliyat odasına doğru yöneliyor hızlı hızlı. Ameliyat odasına sert bir giriş yapıyoruz. Hasta, ameliyatı izlemekte diretiyor. Doktor bunun mümkün olmadığını belirterek, onu sakinleştirip derin bir uykuya yolluyor.

Ameliyat odasında gayet neşeli, sıcak bir ortam hâkim. Doktor, son zamanlarda pek neşeli olan asistanına takılarak, değişikliğin sebebini soruyor. Hastanın ‘DD size’ takıntısı ameliyat odasında da çeşitli esprilere neden oluyor. Ameliyat sırasında Dr. Çakır, meme büyütme operasyonlarında uygulanmaya başlanan yeni yöntemden bahsediyor. “Genelde silikon, göğüs kaslarının altına yerleştirilir. Bu da silikon ile deri arasında bombenin oluşmasına neden oluyor. Silikonlu göğüs kendini ele vermiş oluyor. Yeni uygulanan yöntemde, kasla üst kas zarı arasına koyuluyor.

İŞİN ALTINA İMZA

Ameliyat, Dr. Çakır’ın bahsettiği kas zarını ayırma işlemiyle başlıyor. Göğsün altı kesilerek göğüs kaslarına ulaşılıyor. Hemşire, kesiği iki kancayla tutturup yarığı olabildiği kadar açmaya çalışırken, doktor, göğsün derinliklerinde hummalı bir çalışma içerisinde. Ayırma işlemi tamamlandıktan sonra göğsün içine balona benzer bir parça yerleştiriliyor. Balon şişirilerek, kadının istediği boyutun nasıl duracağı test ediliyor. Sonuç doktorun pek hoşuna gitmiyor. “Biz nasıl olması gerektiğini söyleriz. Son sözü hasta söyler. Kadın, en büyük memelere sahip olmak istiyor. Ne diyebilirsin ki?”

Göğsün farklı ebatlarda fotoğrafı çekilerek hastanın erkek arkadaşına gönderiliyor. Erkek arkadaştan onayın gelmesiyle beraber sıra silikonları yerleştirmeye geliyor. Doktor Barış, silikonları tartarken hastasının bunları nasıl taşıyacağını merak ediyor. Silikonlar yerleştirilip, sıra, göğsü dikmeye geldiğinde iPod’dan ironik bir biçimde James Brown’un sesi yükseliyor: “I feeell goood!!!” Başarılı geçen operasyon sonrası doktor, “Her sanatçının yaptığı gibi biz de sanatımızın altına imzamızı atalım.” diyerek yeni göğüslerin üzerine şık bir imza atıyor. Üstüne de hastasına bir not: “Yeni hayata…”

Yeni göğüs sarıp sarmalanırken Dr. Çakır, “Gardırobunu başta aşağı değiştirmesi lazım şimdi” diyor. Değişen sadece gardırobu olmayacak elbette. Duruşu değişecek, erkek arkadaşı belki onu daha da çekici bulacak,

Copyright © 2008 Orkidemce.info Tasarım Mursel Aygun
  »    » 
Bu sayfa 169 adet veri tabanı sorgusu sonucunda 0,838 saniyede oluşturuldu.