Erkekleri esir etmenin yolları…

Bence kadınlar biz erkeklerden çok daha güçlüdür. Çünkü akıllı bir kadının, erkeğine karşı kullanabileceği o kadar çok silahı var ki!… Akıllı Kadın, sadece sahip olduğu o silahlarını erkeğine karşı nasıl kullanacağını iyi bilmeli!… Gerisi, kadın açısından çocuk oyuncağı!…

 1 -) Gözyaşı: Kadınının ağlamasına, uzun süre dayanabilecek bir adam var mı? Ya sevgisi ve merhametinden, ya da ağlayan bir kadın görmeye dayanamadığından, sinir olduğundan çekiverir adam; teslim bayrağını!…

 2 -) Çocuk: Çocuğu olmayan kadın ” İlle de çocuk isterim ben! ” Çocuğu olan bir kadınsa, ” Ben değil, bak! Çocuk böyle istiyor! ” diyerek dize getirir adamını!… Ya da ” Hamileyim ben! Evlenmek zorundayız sevgilim!” sıkıştırması, bocalatması ya da vicdan azabıyla teslim alır; gözüne kestirdiği yiğidini!; akıllı kadın…

 3-) Sonu gelmeyen istekler: ” Onda var, bende niye yok! ” diye diye iflahı sökülmüş, iflas bayrağını çekmiş çok adam tanırım ben. Sırf kendisini karısına beğendirebilmek için, bir amuda kalkmadığı kalan!…

 4 – )Mercimek – fırın ilişkisi: Kadının, herkesin bildiği, taaaa ezelden, yaradılışından getirdiği bir silahı daha vardır; hemencik söyliyim: ” Bak dediğimi yapmazsan, gönlümü almazsan, akşama Mercimeği fırına zor verirsin! ” tehdidi… Her zaman iş yapan, erkeğe karşı en etkili silahıdır bu, kadının… Taaa Adem’le Havva ya da Nuh Nebi zamanından kalan!…

 5 -) Fiziki güçsüzlük: Her konuda erkekle aşık atmaya meraklı azılı feminist bile, işine geldiğinde, azıcık köşeye sıkıştığında, o malum silahını doğrultur; adamının yüzüne!: ” Ama sen erkeksin! Bu işi ancak sen yapabilirsin! Çünkü sen benden çok daha güçlüsün! ” diyerek, erkeğine gazı veren akıllı kadın! O gazla, adamına Dünya’yı bile yerinden oynattırabilir anacım!… Benden söylemesi…

6 -)Arkadaşımın sevgilisi…” cümlesi… Başkalarıyla karşılaştırılmaktan nefret eden biz erkeklere her istediğini yaptırabilmenin en kolay yoludur; yerli, yersiz yapılan karşılaştırmalar…

 7 -) Vitrin gezme, alışverişe çıkma teklifi ya da tehdidi: Aklı başında hiçbir adam, partneriyle vitrin gezmeye, çarşı – pazar alışverişi yapmaya çıkmaz herhalde! Vitrin gezmekle tehdit ettiğiniz bir adama; her istediğinizi yaptırabilirsiniz kolayca!

 8 -)” Annem de annem! ” diye tutturmak: Erkeği ” Annem gelecek! Anneme gidelim! Annem dedi ki! ” diyerek ha bire taciz etmek, erkeğinizi kaynana öcüsüyle! korkutmanız da, pek bir işe yarıyor; gördüğüm kadarıyla sevgili hanımlar…

9 -) Göster ama kesinlikle verme!: Hani Adem’le Havva yeryüzünde göründüğünden beri bize karşı kullandığın o meşhur silahin var ya!… Sakın ha! o bildiğinden şaşma! Göster! Ama kesinlikle verme haaa! Ama Karşındaki adam, uyanık çıkmış da, sendekinin aynısından başkalarında da olduğunu keşfetmişse! Kaderine razı olup otur bir köşede!

 10 -) Masumiyet: Hani her kadın yaşadığı sürece küçük, masum, savunmasız bir kız çocuğudur ya… Hani masumiyet, en şefkat gösterilesi halinizdir ya sizin; … Hiçbir şey sökmüyorsa sevdiğin adama; masumiyet silahını çek! Bakalım; ne kadar dayanabilecek senin o masum, mahsun haline?

 11 -) ” Ama sen beni hiç sevmiyorsun ki! “ İşte erkeğin göbeğini çatlatan, geceleri uykusunu kaçıran serzenişin! Bırak! Adam, seni ne kadar sevdiğini anlata dursun!… O anlatırken sana olan aşkını; sen ona istediğin işkenceyi yapabilirsin! Atış serbest canım!…

12 -) Anaçlığı abart!: Her adam sevdiğinde biraz anasını arar da… o analığın bile bir sınırı vardır canım; bunu da bilesin haaa!… Üzerine giydiği gömlekten, işyerinde yiyeceği yemeğe kadar her şeye karış! her şeye o güzel burnunu sok ki sen! Senin adam, sonunda ipin ucunu bırakıp, beyaz bayrağı çekebilsin! Hem de sonuna kadar…

13 -) Her pazar temizlik yap!: Adamcağızın tek dinlenme gününde özenle, titizlikle, dip köşe temizlik yap ki!, adamın, evde kimin patron olduğunu kayıtsız şartsız öğreniversin; iyi mi?!! Bu sayede, sen de sevgilini rahatça esir alabilesin!

14 -) Maç keyfinin canına oku!: Erkeğin televizyonunun karşısına geçmiş, rahat rahat maç izlerken, sen de türlü bahanelerle ya adamın, ya televizyonun önüne geç! Öyle 90 dakika boyunca, maç sonuna kadar falan değil haaa! üçer beşer dakikalık değişik sürelerle sınırlı bu dahiyane yaklaşımın sayesinde! Her istediğini aldırabilirsin, yaptırabilirsin er kşine! Bak! Bak! Yalvarmaya başladı bile!… İzlediği maç sırasında verdiğin huzur karşılığında; her emrine uyacaktır! Hem de harfi harfine!…

15 -) Mağrasına çekilmesine izin ver!: Yanlız kalmak istediğinde o, kendi dünyasına kapandığında, onu öyle bir rahat bırak ki; normale dönüp, ininden çıktığında! Sana olan minnetinden, mahcubiyetinden kulun, kölen olsun! Sen de mahcup kölenin keyfini sürüver!

16-) Ondan salata yapmasını iste! Ama o salatayı yaptıktan sonra da ” Amma da dağıttın mutfağımı haaa! ” diye kafa ütüle! Ondan sonra da onu artık salata yapmak için bile mutfağına sokma

17 – )Gizemcilik oyna: Evet, evet… Gizemcilik oynayın Bir görünüp, bin kaybolun… Hatta öylesine kaybolun ki, esiriniz olacak adam: “Nerde bu kadın? Acaba ne yapıyor şimdi?” diye merak etmekten sizi; kafayı yesin. Aklını sıyırsın e mi? Sonra da ortaya çıkıp, hiçbir şey olmamış gibi davranın! Eminim adam kulunuz hatta köleniz olacaktır. Bundan hiç şüpheniz olmasın güzel hanımlar…

18 -) Saatlerce makyaj yapın!: Bildiğiniz gibi, biz adamlar, kadınlarımız tarafından bekletilmeye bayılırız! “Şimdi geliyorum canım!” deyip bize; makyaj yaparken siz, n’olur bizi kapınızda asker edin! Hatta o makyajınız sırasında, yüzünüze tüm savaş boyalarınızı da sürün ki!, beklemekten çıldırıp, saçımızı başımızı yolarken biz!; o boyalarınızdan korkup, hemen yola, hemen insafa gelelim! Olur mu benim canlarım?

19 -) Kapınızda asker dikmek yerine; erkeğinizi bekletin!: Bir hata ettiğimizde, ya da bir yere gideceğimizde bizi bakınızda öyle bir bekletin!, öyle bir sürüm sürüm süründürün ki! Bir daha sözünüzden çıkmak aklımızdan bile geçmesin! Zinhar bir daha nasip olmasın!

20 – )Canınız isteyince, öyle bir güzel, öyle ateşli sevişin ki, bırakıp gitmek istediğimizde sizi; biz çekip gitmek istesek bile, ayaklarımız yerinde saysın!

21-) Bütün önemli konuları pazar kahvaltısına saklayın!: Bütün önemli meseleleri, en ciddi konuları pazar kahvaltımıza getirin ki! Sizin o güzel yüzünüzü seyretmek yerine, kara kara düşünmek zorunda kalalım! Olur mu benim güzel kadınlarım?..

22 – )Bir şey soracaksanız eğer, en meşgul anımızı kollayın!: Bir şey soracaksanız eğer, en meşgul, en gergin, en stresli anlarımızı kollayın ki! Anlayamamışsak eğer sizi; “Ama yine dinlemiyorsun sen beni!” diye ağzınıza ne geliyorsa, dilediğiniz gibi söyleyin hakettiğimizi!..

23 -) Her sabah ve her akşam üzerimizde saç teli arayın!: Doğru ya! Biz öyle salak, öyle kendinden habersiz adamlarız ki! Sarıldığımız her kadının saçlarını üzerimizde taşırız! Sen bizi yakaladığında, seni aldattığımıza çok sağlam bir kanıt olsun diye!..

24 -) KONUŞUN: Ve evet… Konuşun hanımlar, konuşun… Hem de hiç susmamacasına… Hatta sabahlara kadar konuşup; pılımızı pırtımızı toplayıp biz; arkamıza bakmadan kaçıncaya kadar!

Uyut bakalım adamı! Söyle bakalım ninnileri! Avucunun içine aldın tabii! Okşa bakalım saçlarını!… Seni gidi köftehor seniiii!…

25 -) Bi ver!, Bi verme!…: Evet, evet… Aynen öyle… Bi ver!, Bi verme! dedim; doğru anladınız söylediğimi…

Erkeğin içgüdüsel talebi, yaradılışından getirdiği ihtiyacı, can suyu sen de! Silahını doğru kullanırsan, erkeğini esir etmen an meselesi bence!…

İstediğini bir ver! Bi verme!, bi ver! Bi verme! Ona ki; sudan çıkmış balığa, tren çarpmış öküze dönsün! Ne yapacağını bilemesin şaşkınlığından… Başı dönsün, gözleri kararsın kararsızlığından…

Yanlız bir şeyi de hemen söylemeliyim ki sana; bu durumun iki değişik türden sonucu olur benim canım. Ya erkeğin abondone olup kulun, kölen olur ya da ” Eeee! Çektir git başımdan! Karşında babanın uşağı mı var? ” diye postayı koyup sana; varır gider kendi yoluna…

Risk almayı seviyorsan eğer, yüreğin buna yetiyorsa, yap bakalım söylediğimi, gör bakalım kısmetini!…

26 – )Odasına ve eşyalarına sürekli müdahale edin!: Odasının düzenini, eşyalarının yerlerini sürekli değiştirin ki! Bulamadığı şeyler için, dizinizin dibinde size, gece gündüz yalvarsın da yalvarsın! O size yalvarırken, siz onun karşısında keyif kahvenizi için!

27-) Çocuklarıyla oynamasına engel olun!: Bir pazar günü evin içinde oğluyla futbol, kızıyla sek sek oynamasına, ellerini una, hamura batırıp evladıyla pasta yapmasına engel olun ki! O evde hep sizin dediğiniz olsun! Sevdiğiniz, çocuklarınızla oynamak için bile gözünüzün içine baksın! Olur mu?!!

28 -) İyi polis – kötü polis oynayın! : Çocuklarınız karşısında, siz hep iyi polis; eşinizse, kötü polis olsun ki!… Çocuklarınız babasını değil, en çok sizi sevsin! Büyüyüp genç insanlar olduklarında, Eşiniz: ” Hayatım!, Bu çocuklar neden beni hiç sevmiyor? Neden her derdini sana anlatıyor? ” diye diye anlamsız bakan gözleriyle sizden yardım, merhamet dilensin!

29 -) Baba, otorite ve korku; anne şefkat ve merhamet demektir: Çocuklarınızla çetrefilli işleriniz olduğunda, onlar sizin sözünüzü dinlemediğinde, korkutmak, aba altından sopa göstermek, hatta bazen onları dövmek istediğinizde hiç çaktırmadan konuyu babaya havale edin ki! Bağıran, çağıran, azarlayan, korkulan, belki bazen döven baba, seni çocuklarıyla arasına elçi tayin etsin! Sen olmadan o evde hiçbir şey çözülemesin!

30 -) Her ütü yaptığınızda, önce erkeğinizin kafasını ütüleyin!, ” Bıktım senin şu nalet gömleklerinden!” diyerek… Sonra da zavallı adam, şirettinizden korkup! Kendi ütülerini kendi yapmaya başlasın! Fena mı olur yani?!!

31 -) Eve her geç kaldığında “ Nerde kaldın sen? Yine nerdeydin? ” diyerek hesaba çekin ki! Siz sorduğunuzda, korkusundan nerde olduğunu hatırlasın!

32 -) Evcil hayvan beslemesine engel olun!: Kuş beslediğinde ” Bıktım bu kuşlarının pisliğinden! ” Akvaryumu olduğundaysa, ” Yine mi akvaryum temizliği? ” diye muhakkak çıngar çıkarın!

Neeee? ” Bi de evde kedi, köpek beslemek istiyor.” mu dediniz? Bak sen şu densize, bak! Ya kapıyı açık bırakın, kedi siz farkında olmadan! kendiliğinden kaçsın! Ya da köpeğini, ansızın birileri çalsın!

Şüphesiz ki, her evde her zaman kadının dediği olur. Ama bu şekilde hayvanını elinden aldığınız adam, en gizli, en azılı düşmanınız olur,

33 -) Yatağına alma! : Her kızdırdığında seni, yatağına alma ki erkeğini, anlasın memleketin kaç köşe, kaç bucak olduğunu!…

34-) Ya maçoluğundan ya pısırıklığından dem vur: Her Allah’ın günü ya ne kadar maço olduğundan, ya da ne işe yaramaz, ne pısırık bir adam olduğundan dertlen… O kadar ki, adam ” Yeter kadın! Yeter ki sus! Ne istersen yaparım! ” moduna çabucak girebilsin!

35 -) Ağlama krizlerine gir!: Ağlama krizlerine gir, hiç çıkma, orda kal! Öylesine bir gürültüyle, öylesine bir şevkle ve iştahla ağlayabil ki, sen ağladığında, gökyüzünde şimşekler çaksın!, yaşadığın şehri sular, seller götürsün! Sen belki hiç farkında değilsin ama; biz erkekler AĞLAYAN KADINLARA bayılırız! canım.

36 -) Anasıyla uğraş!: Her aklına geldiğinde, her vesileyle anasıyla uğraş!, anasına giydir ki! Sırf anasıyla uğraşmaman karşılığında, sen ne istersen yapabilsin kendisi! Şunu hiç unutmamalısın ki, her erkeğin ilk aşkı annesidir. Ve hiçbir erkek annesinin üzülmesine dayanamaz canım. O yüzden ona bir şey yaptırmak istediğinde, işi gücü bırak, annesine yüklenmeye bak sen!

37 -) Bol bol yüksek sesle tartış!: Hani canım, siz kadınlar, yüksek sesle konuşunca haklı çıkacağınızı, karşınızdakini bastıracağınızı düşünürsünüz ya hep! Konuşurken, tartışırken onunla, öyle tiz, öyle kulak tırmalayan bir ses tonuyla çığlıklar at ki, sen ona her bağırdığında, kapınıza ya itfaiye, ya polis dayansın!

38 -) İktidarını sorgula. Her fırsatını bulduğunda, becerikliliğini, sorun çözebilme becerisini, sosyal ve bireysel saygınlığını, düşünce ve davranış modelini sorgula, suçla, hatta yerin dibine batır ki!, sen ona her saydırmaya başladığında, korkundan, eli ayağı titresin!

39 -) Sık sık espri anlayışını eleştir! : Evet, evet… Sık sık espri anlayışını eleştir dedim; yanlış anlamadın beni… Yaptığı her espiriyi, ya çok sulu, ya çok soğuk bulmalısın ki!, adamın kendi espri anlayışını sorgulasın. Hatta senin yanında pek espri falan da yapamasın. Ne gereği var ki! Yapılması gereken bir espri olursa, sen o espriyi onun kulağına fısıldarsın! Tıpkı ” Atlara Fısıldayan adam ” filminde de olduğu gibi!

40 -) Sakarlıkla suçla!: Hem hiç bilmediği, hiç anlamadığı işleri yapmasını iste ondan; hem de isteğini yerine getiremediğinde, işi beceremediğinde, sakarlıkla suçla onu; hem de hiç durmadan!… Çünkü biz erkekler sakarlık yapmaya da, adımızın sakara çıkmasına da bayılırız! Yoksa bundan da mı haberin yoktu senin?

Copyright © 2008 Orkidemce.info Tasarım Mursel Aygun
  »    » 
Bu sayfa 170 adet veri tabanı sorgusu sonucunda 0,517 saniyede oluşturuldu.