HIV pozitif, bakış açısı negatif…

HIV/AIDS olduğu gerekçesiyle işinden olan çalışanlar çareyi, sivil toplum kuruluşlarında arıyor. Gördüğü baskı sonucu zorla istifa ettirilenler de var, dava açıp işine geri dönenler de… Onur Uysal HIV pozitif olduğunu öğrendiğinde yaşamının en önemli imzasını atmaya hazırlanıyordu Fuat Kaya. Düğününe yalnızca bir hafta kala il sağlık müdürlüğünden gelen telefon ve hazırlanan rapor, 30 yaşındaki inşaat mühendisinin yaşamını bir anda değiştirdi. Önce durumdan bihaber müstakbel eş ve ailesi bilgilendirildi, ardından da eş, dost ve akrabalara düğünün iptal edildiği haberi yayıldı.

Orta ölçekli bir inşaat şirketinde şef olarak çalışan Fuat Kaya’nın, HIV pozitif olduğu haberinin çalıştığı işyerine ulaşması da uzun sürmedi. Önce 10 gün, ardından da üç ay ücretli izne çıkarıldı genç mühendis. Gerekçe olarak da Kaya’nın içinde bulunduğu durumun ‘psikolojik etkisi’ gösterildi. Ancak üç ayın sonunda durumun aslında psikolojik olmadığını söylemek, şirketin üst düzey yöneticilerinden birine düştü. Artık Fuat Kaya’nın bu orta ölçekli aile şirketinde çalışması mümkün değildi zira şirketin diğer çalışanları, Kaya’nın kendilerine ‘HIV bulaştırma ihtimali yüzünden’ çok endişeliydi.

Yasal haklarını ve tazminatını alarak işinden ayrılmak zorunda kalan Kaya’nın başına gelenler, Türkiye’de HIV ya da AIDS’le yaşayanların iş hayatında karşı karşıya kaldığı ‘yaptırımlara’ yalnızca bir örnek.

1 Aralık Dünya AIDS günü yaklaşırken konuya bir kez daha dikkat çekmek amacıyla bir dizi etkinlik hazırlığında olan Pozitif Yaşam Derneği, her yıl buna benzer onlarca vaka başvurusu alıyor. HIV pozitif ve AIDS’le yaşayanlara ve ailelerine tıbbi, psikolojik ve hukuki destek vermek amacıyla bir grup gönüllü tarafından 2005 yılında kurulan derneğe üye avukatlar, hastalık nedeniyle işinden olan, istifa ettirilmeye zorlanan ya da manevi baskı gören profesyonel çalışanların davalarını üstleniyor. Tamamı değil belki ama Türkiye’de HIV pozitif ya da AIDS olan çalışanların birçoğu, iş yaşamında benzer sıkıntılarla karşı karşıya . Derneğe destek almak için başvuranların sayısı 500’ü geçiyor.

Aralarında davaları sonuçlanıp işe iadeleri gerçekleşenler de var, konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar götürenler de… Amaç ise HIV pozitif ya da AIDS olmanın, çalışmaya engel yaratmayacağını, birlikte çalışılan kişiler için herhangi bir risk bulunmadığını ve şirketlerin yasal olarak böyle bir yaptırıma haklarının olmadığını bir kez daha duyurmak.

Pozitif Yaşam Derneği tarafından hazırlanan ve her yıl güncellenen “Hak İhlalleri Raporu”, Türkiye’de HIV taşıyıcılarının iş yaşamında karşılaştığı zorlukları net bir biçimde ortaya koyuyor. Rapora göre olumlu örneklere rağmen halen Türkiye’de HIV/AIDS ile yaşayanlar, tanı konulmasından itibaren çalıştıkları yerlerde tehdit, taciz ve baskıya maruz kalıyor, hastalığı nedeniyle işine son veriliyor. Gerekçe ise hep aynı: Performans düşüklüğü… Bayi toplantılarına dikkat Rapora göre derneğin kapısını çalan her 10 HIV/AIDS hastasından biri, çalıştığı iş yerinde hak ihlali ya da baskıya maruz kalıyor. Çalışanının HIV pozitif olduğunu öğrenen şirket yöneticileri, bilinçsizliğin de yarattığı panikle çareyi işten çıkarmada arıyor. Ancak yasal olmadığı için çalışanının HIV pozitif olmasını gerekçe gösteremeyen şirketler, performans düşüklüğü, kriz, yeniden yapılanma gibi bahanelerle yolları ayırmayı tercih ediyor. Oysaki HIV pozitif birinin çalışmasına bir engel yok. Tedaviye devam ettiği sürece verimliliğinde değişiklik olmayacağı gibi beraber çalıştığı kişiler için de bir tehlike yaratmıyor.

Ancak HIV pozitiflerin, yaşamlarının her alanında maruz kaldıkları ayrımcılık ve önyargı, iş yaşamında da yakalarını bırakmıyor. Pozitif Yaşam Derneği Başkanı Arzu Kaykı, HIV pozitif olduğu öğrenilen bir çalışanın önce iş arkadaşları, ardından da yönetim tarafından dışlandığını, psikolojik hatta kimi zaman fiziksel baskı gördüğünü ifade ediyor. Kaykı, “Şirketler üst yönetimden başlayarak çeşitli eğitim programları aracılığıyla mutlaka çalışanlarını bilgilendirmeli” diyor. Özellikle de Rusya ve Ukrayna gibi HIV’e yakalanma riskinin yüksek olduğu ülkelerde yapılan bayi toplantıları öncesinde geziye katılanların mutlaka uyarılması gerektiğini vurguluyor.

Talep eden şirketlere bilinçlendirme eğitimleri veren ve danışmanlık yapan derneğin en önemli hedef kitlesini de yöneticiler oluşturuyor. Zira HIV pozitif bir çalışanı olduğunu öğrenen yöneticinin atacağı her adım hem şirket içindeki düzen hem de tanıyı alan çalışan için büyük önem taşıyor. Kritik bir kriz yönetimi gerektiren bu süreci yönetebilmek için yurtdışında birçok şirket, yöneticilerine özel eğitim programları düzenliyor, çalışanlarını HIV testi yaptırmaları konusunda da destekliyor.

Türkiye’de şirketler sessiz
Dernek bünyesinde hukuki danışmanlık veren Avukat Habibe Kayar, Türkiye’de bazı şirketlerin işe alımlarda adaylardan HIV taraması istediğini ancak bu talebin yasal olmadığını belirtiyor. Üstelik HIV pozitif bir çalışanın durumunu işyerine bildirme ya da HIV olduğu gerekçesiyle işten ayrılma gibi bir zorunluluğu da bulunmuyor. Ancak dernek başkanı Arzu Kaykı özellikte turizm sektöründe birçok şirketin çalışanlarına HIV testini zorunlu kıldığını, bu durumun da sektör içinde kendiliğinden kabul gördüğünü söylüyor.

HIV pozitif olduğu gerekçesiyle işinden olan çalışanların ise şirketlerine tazminat davası açma hakkı bulunuyor. Merkeze bugüne kadar hukuki destek için başvuran kişi sayısı 100’ün üzerinde. Şirketler ise konuyu ‘görmezden gelmeyi’ tercih ediyor. HIV pozitiflerin iş yaşamındaki sorunlarına dair görüşlerini almak istediğimiz şirket yöneticilerinin çoğu “konunun hassasiyeti” ya da “iş yoğunluğu” gerekçesiyle haberimizde yer almamayı tercih etti.

Yine de olumlu örnekler de yok değil. Kozmetik markası MAC, kurduğu “AIDS Fund” aracılığıyla tüm dünyadaki HIV pozitiflere maddi destek yaratıyor. Firma, “Viva Glam” adıyla sattığı rujlardan elde ettiği gelirin tamamını, farklı ülkelerdeki AIDS derneklerine bağışlıyor. Türkiye’de satılan “Viva Glam” ürünlerin satışından elde edilen gelir ise Pozitif Yaşam Derneği’ne bağışlanıyor. Arzu Kaykı buradan elde edilen bağış sayesinde bir yıl içinde 101’i yeni tanı, 129’u HIV ile yaşayan toplam 230 kişiye destek verildiğini söylüyor. MAC ayrıca tüm çalışanlarını dernek aracılığıyla eğitim programlarından geçiriyor.

Türkiye’de faaliyet gösteren ancak adının açıklanmasını istemeyen uluslararası bir şirket ise çalışanlarının HIV testlerini ve hastalığa yakalanmaları durumunda da tedavi masraflarını üstlenen bir sağlık programı yürütüyor. Program çerçevesinde testi yaptıran çalışanın kimliği gizli tutularak asla şirketle paylaşılmıyor. Bu da olası bir önyargının oluşmasını engelliyor.

KUTU KUTU
Nurer Yüksel / Siemens İK Direktörü
“HIV pozitif birinin çalışmasında sakınca yok”
Şirketimizde sağlıkla ilgili bilinçlendirme programları düzenliyor, çalışanlarımıza yönelik seminerler organize ediyoruz. Farklı konularda uzmanları davet ettiğimiz bu seminerlere çalışanların ilgisi yüksek. Ancak HIV konusunu öncelikli olarak değerlendirmediğimizden işlemedik. HIV olduğunu ifade eden veya HIV olduğu tespit edilen bir vakamız da yok. Bilindiği gibi HIV’li olduğu bilinen bir kişinin çalışmasında da sakınca yok.

KUTU KUTU
İş hayatından ilginç vakalar
Sağlık alanında çalışan bir HIV pozitif taşıyıcısının durumu önce tüm çalışma arkadaşlarıyla paylaşılır. Hastane yönetimi HIV pozitif olduğu belirlenen çalışanını işten çıkarmak için baskıya başvurur ve travma yaşayan çalışanını, zorla istifa dilekçesi imzalatarak işten çıkarma yoluna başvurur.

Rusya’da sözleşmeli olarak çalışan ve üç ayda bir periyodik olarak yapılan testlerde HIV tanısı alan bir özel sektör çalışanı, yıllık iznini kullandığı sırada işinden çıkartılır.
Balon satarak geçimini sağlamaya çalışan bir HIV hastası hakkında, şikayetler nedeniyle sağlık grup başkanı tarafından belediyeye ‘bu işi yapamaz’ yazısı çıkarılır. Hakkını arayan balon satıcısı, balonları pompayla şişirdiğini, bu şekilde kimseye bir şey bulaşmayacağını beyan ederek işini geri alır.

KUTU KUTU
İşyerinde HIV/AIDS konusunda neler yapılabilir?
* Çalışanlara çeşitli kurum ve kuruluşlar aracılığıyla kısa süren eğitimler düzenlenebilir. HIV/AIDS nedir? Klinik seyri, belirtiler, tedavi, korunma ve işyerindeki olası riskler ve önlemlerle ilgili çalışanların bilgilenmesini sağlayabilirsiniz. Böylelikle hem çalışanlarınızın HIV/AIDS’le ilgili farkındalığını artırabilir hem de olası bir vakada işyerinizde panik, ayrımcılık gibi durumları önceden engelleyebilirsiniz.

* HIV ve işyeri programı oluşturabilirsiniz. İşyerinizin HIV/AIDS’e ilişkin stratejisini işe girişlerden eğitim ve toplantı sunumlara kadar genel prosedüre ekleyebilir böylelikle olası ayrımcılık vakalarında sorun yaşanmasını engelleyebilirsiniz. Böylece bu konuda yapıcı bir kültür oluşmasına yardımcı olabilirsiniz.

* Çalışanlarınızın bu alanda gönüllülük yapmasını teşvik edebilirsiniz.

* Firma olarak HIV/AIDS’le ilgili farkındalık, önleme, destek çalışmalarına katkı sağlayabilirsiniz. Farkındalık artırıcı broşürleri müşterilerinize dağıtabilir, 1 Aralık Dünya AIDS gününe gelen haftalarda paketlere ve poşetlere bilgilendirici materyaller basabilirsiniz.

* Çalışanlar için yan hak programları oluşturulabilir. Özel sağlık sigortaları HIV/AIDS’i kapsam dışında tuttuğu için tüm çalışanları kapsayan bir yan katkı programı oluşturabilirsiniz.

KUTU KUTU
HIV ile AIDS arasındaki fark nedir?
HIV virüsü AIDS hastalığına neden oluyor. HIV virüsü, vücudun bağışıklık sistemini zayıflatıyor ve çeşitli bulaşıcı hastalıklara, kansere karşı savunmasız bırakıyor. Ancak HIV virüsü taşıyan bir kişi AIDS’e yakalanmayabilir. HIV virüsü taşıyan pek çok kişide AIDS hastalığının ortaya çıkması bir kaç yıl içinde gerçekleşir. Tedavi yapılmazsa, HIV taşıyan kişiler zamanla hastalanır ve 5 – 10 yıl içinde AIDS ortaya çıkar. Ancak çok az sayıda da olsa bazı kişilerde 10 yıl sonra bile sağlık durumlarında hiç bir bozulma olmayabiliyor.

Christopher H. Purdy / Fiesta Ülke Müdürü
“Verimliliğe olumsuz etkisi yok”

HIV pozitif olma durumunun çalışanın işini doğru ve verimli bir şekilde yapmasını engelleyecek bir sorun olmadığına inanıyoruz. İstihdam politikalarımıza göre çalışanın HIV pozitif olma durumunda ayrımcılık yok. Ne yazık ki HIV ile yaşayan bireylerin Türkiye’de ve dünyanın diğer bölgelerinde işyerinde ve sosyal hayatlarında ayrımcılık ve tecritle yüzleşmek durumunda kaldıkları bir gerçek. DKT Türkiye olarak Pozitif Yaşam Derneği’nin 1 Aralık Dünya AIDS gününde topluma “Önyargılarınızdan kurtulun” çağrısında bulunacağı etkinliğe Fiesta destek vereceğiz.

Copyright © 2008 Orkidemce.info Tasarım Mursel Aygun
  »    » 
Bu sayfa 130 adet veri tabanı sorgusu sonucunda 0,492 saniyede oluşturuldu.