Kabızlık kabusunuz olmasın…

Karnınızda sürekli bir şişkinlik ve gaz hissi yaşıyorsanız, ara ara karnınıza ağrılar giriyor ve karın bölgenizde rahatsızlık hissediyorsanız, 3 günden uzun sürede büyük abdestinizi yapıyor ve bunun çözümü için sık sık bitki çaylarına başvuruyorsanız, büyük abdestinizi sert ve küçük yapıyorsanız, bazen makatınızdan kanama oluyorsa kronik kabızlıktan muzdaripsiniz demektir.

Vücudumuzun en hassas organlarından birinin bağırsaklarımız olduğunu biliyor muydunuz?

Günümüzde her beş kişiden birinin kabızlık probleminin olduğunu ve bu sorunun çözümü için doktora başvuranların sayısının da oldukça az olduğunu biliyor muydunuz?

Kabızlığın tedavisini yapabilmek için öncelikle kabızlığın neden kaynaklandığını araştırmak gerekir. Tiroit bezlerinin az çalışması, karaciğer ve safra kesesi hastalıkları, prostat sorunları, bağırsağın kendi hastalıkları seyrinde görülebileceği gibi, demir preparatları, antidepresan ve bazı tansiyon ilaçlarının kullanımı sırasında da kabızlık ortaya çıkabilir. Stres ve üzüntü ikincil etkilerini direkt mide-bağırsak sisteminde, gastrit-ülser ve kabızlık şeklinde kendini gösterir. Günlük yapılan hareketin az olması da bağırsakların az çalışmasına neden olur. Bunun yanında yanlış yapılan zayıflama rejimlerinin seyrinde de; beslenme ile birlikte az lif alınması, yağın yetersiz yenilmesi ve günlük tüketilmesi gereken su miktarının da az olmasına bağlı kabızlık ortaya çıkabilir.

Kabızlıkla mücadele için yapılması gerekenler:

İşe stres ve üzüntüden uzak durarak başlamak gerekiyor.

Bağırsaklarımız aynı zamanda eğitilebilen organlarımızın başında geliyor. Bağırsaklarımızı eğitmek için her gün aynı saatte tuvalete oturmayı alışkanlık haline getirmek gerekiyor.

Genellikle bütün vücudun uyanması ile birlikte bağırsaklarımız da uyanır, aç karnına 1,2 bardak su içildikten sonra direkt tuvalete oturmak ve büyük abdest gelene kadar sabırla beklemek gerekir.

Elimizle karnımıza masaj yaptığımızda bağırsak hareketlerimizi artırarak dışkılamayı kolaylaştırabiliriz. Günün her saatinde ve özellikle geceleri yatağımıza uzandığımızda elimizle saat yönünde dairesel yumuşak bir masajla bağırsak hareketlerimizi artırabiliriz.

Doğru davranışların oluşturulmasında, özellikle büyük abdest yapma hissi geldiğinde bunu ertelememenin de gerekliliğini öğrenmek gerekir. Çünkü bu hissi ertelediğinizde makata kadar gelmiş olan büyük abdest tekrar bağırsağa döner ve bağırsak içinde kaldığı sürece içindeki sular iyice emilir ve kitlenin hacmi küçülerek sertleşir. Küçülen kitlenin tekrar makata gelip hacim yaparak ıkınma hissi yaratma etkisi azalır. O nedenle büyük abdest ihtiyacı geldiğinde bunu asla ertelememek gerekir.

Beslenme de özellikle lif oranı yüksek sebze ve meyve seçmek ve sık tüketmek çok önemlidir. Ispanak, kabak, yeşil fasulye, semizotu, pırasa, lahana, armut, kayısı, kivi, portakal gibi meyve ve sebzelerin lif oranı yüksektir.

Günlük, yazları 2,5-3 litre, kışları 2-2,5 litre su içmeyi alışkanlık haline getirmek gerekir. Beslenme ile alınan gıdaların bağırsak içinde iletilmesi için suya ihtiyaç vardır. Suyu özellikle yemeklerle birlikte içmek daha yararlıdır. Her meyve yedikten sonra da su içmeyi alışkanlık haline getirmek gerekir.

Büyük abdeste çıkabilmek için bitki çaylarını ve ilaçları doktora danışmadan kullanmamak gerekir. Çünkü bunların sürekli kullanımı bağırsaklarımızın rutin işleyişini değiştirir, bağırsak tembelliği yapar ve bir müddet sonra bağırsaklarımız bu tür destekleri almadan çalışmaz hale gelir ve kabızlık iyice kronikleşir

Copyright © 2008 Orkidemce.info Tasarım Mursel Aygun
  »    » 
Bu sayfa 166 adet veri tabanı sorgusu sonucunda 0,614 saniyede oluşturuldu.