Kadin-genital-sistem-anatomisi…

İç Genital Sistem: Leğen kemikleri ile bel omurga kemiğinin alt kısmı olan sacrum ve kuyruk sokumu tarafından oluşturulan “kemik çatı (pelvis)” arasındaki organları içerir. Buradaki organlar kemik çatı tarafından adeta koruma altına alınmıştır.

KADINDA DIŞ GENİTAL SİSTEM
Vulva veya dış genital sistem; üstten leğen kemiklerinin ortada birleştiği kabarıklık olan “pubis tepesi (mons pubis)”, alttan gaitanın çıkış deliği olan anus (makad) ve yanlardan dış (büyük) dudaklar (labia majora) tarafından sınırlandırılmış olan ciltle kaplı alanın ismidir.

Pubis tepesi (mons pubis) altı yağ tabakası ile kaplı, üstü kıllarla örtülü bir bölgedir. Bu tepenin hemen altında “klitoris (clitoris)” denilen yapı bulunur. Daha altta ise simfizis pubis adı verilen kemik eklemi bulunmaktadır.

Dış genital sistemde yağ tabakasının altında pek çok “pelvik taban kasları” bulunur ki bu kaslar özellikle idrarı ve büyük abdesti yapma ve tutma ile cinsel ilişki sırasında işlev görmektedirler.

Dış (büyük) dudaklar
Vulvanın sağlı sollu iki yanında simetrik olarak bulunan dış veya büyük dudakların üstü genital kıllarla, altı ise yağ dokusu ile kaplıdır. Latince ismi “labia majora” dır.

İç (küçük) dudaklar
İç veya küçük dudaklar, dış dudaklarla kaplı bölümün iç kısmında vajinal girişi oluşturan bölümde, iki taraflı ve simetrik bir şekilde bulunmaktadır. İç dudakların üstünde kıllar bulunmaz ve alt kısmında yağ dokusu içermez. Normalde iç dudaklar küçük olduklarından dış dudaklar tarafından örtülüdür ve görünmez, bazı durumlarda normalden iri ve dışarı doğru sarkık olabilirler.

Vajina girişi (Vestibulm)
İç dudakların devamında yer alan ve kızlık zarına kadar devam eden 1-2 cm’lik kısımdır. Latince ismi “vestibulm” dur. Bu bölüm ilk ilişki ile birlikte kızlık zarı yırtıldıktan sonra vajinayla birleşir. Vestibulumda olan enflamasyonlar kişinin cinsel ilişkide ağrı hissetmesine sebep olabilir (Vulvar vestibulit sendrom)

Kızlık zarı (Hymen)
Kızlık zarı veya Latince ismi ile hymen (himen) vajinal girişten 2-3 santimetre içeride bulunan, ortasında bir deliği olan, yaklaşık 2 milimetre kalınlığında bir zardır.

İlk ilişkide hafif kanama ile yırtılan kızlık zarı vajinal giriş ile vajinanın bütünleşmesini sağlamaktadır. İşlevinden çok sosyolojik ve adli açılardan önemlidir.

Klitoris (Clitoris)
Pubis tepesinin (mons pubis) hemen altında yer alan klitoris, erkekteki penis başının (glans penis) kadındaki karşılığıdır. Üstte ve yanlarda iç dudaklarla çevrilidir. Klitorisin hemen altında idrar deliği (uretral orifis), idrar deliğinin de hemen altında vajinal giriş yer almaktadır.

Klitorisin dıştan görünen düğme şeklindeki parçasının yanında vulvanın içine tümüyle gömülü şekilde yanlara doğru uzanan iki kolu vardır ve bu nedenle clitoris gerçekte Y şeklinde bir yapıdır.Klitoris, kadınlarda haz ile ilgili sinirsel yoğunluğun bulunduğu bir bölgedir. Cinsel ilişki sırasında klitoris erkeğin penisi gibi sertleşmektedir. İçindeki zengin kan damarlarının dolması sonucunda kadın orgazmında önemli bir işlevi bulunmaktadır.

İdrar Deliği (üretra ağzı)
Klitorisin hemen altında vajinal girişin üstünde bulunan yapı idrar kanalının sonlandığı yer olan idrar deliğidir. Latince’deki ismi “uretral orifis” dir. İşlevi, mesaneden gelen idrarın dışarıya boşalmasını sağlamaktır.

Perine
Dış dudakların arkada birleştiği yer ile anüs arasında yar alan, idrar ve dışkının kontrolünü sağlayan kasları barındıran bölüme “perine” adı verilmektedir. Kadında ve erkekte bulunan erojen (hazsal) bir bölgedir.

Aynı zamanda perine, bebeğin doğumu sırasında gevşeyerek doğumu kolaylaştırmaktadır. Doğumu daha da rahatlatmak ve bebeğin kafasının çıkarken kasları yırtmasını engellemek amaçları ile bebeğin başı çıkımı sırasında perineye kesi (doğum kesisi, epizyotomi) uygulanmaktadır. Daha sonra bu kesi dikilerek onarılmaktadır.

Salgı bezleri
Dış genital bölgenin ıslanmasını sağlamak (lubrikasyon), cinsel ilişkide kayganlığı sağlamak ve kurumayı engellemek amaçlarıyla vulvada bartholin (bartolin) ve skene bezleri işlev görmektedir.

Bartolin bezleri vajinanın hemen giriş kısmında sağlı sollu yer alırken, skene bezleri vajinal girişte idrar deliğinin etrafında ve idrar kanalı boyunca yer almaktadır.
Skene bezlerinin kadın orgazmında “kadının boşalması” olarak adlandırılan orgazm sırasında sıvı akışından sorumlu olduğu söylenmektedir.

Makad (anüs)
Makad rektumdan sonra gelen ve kalın bağırsağın en son kısmıdır. Görevi barsaklarda biriken dışkının (gaita) gerektiği zamanlarda tutulması ve gerektiğinde dışarıya atılmasıdır (defekasyon işlevi).

Anüsün vajinaya yakın bir konuma sahip olması nedeni ile gerekli hijyenik şartların sağlanmaması durumlarında buradaki bakterilerin vajinaya bulaşması ve bunun sonucunda enfeksiyon riskleri bulunmaktadır. Bu nedenle kadınlar özellikle tuvalet temizliğini yaparken önden arkaya doğru yapmalıdırlar.

KADINDA İÇ GENİTAL SİSTEM
Kadın iç genital sistemi içinde vajina, idrar kanalı (urethra), rahimağzı (serviks), rahim (uterus), rahim içi tabaka (endometrium), iki taraflı fallop tüpleri ve yumurtalıklar (overler) yer almaktadır. (Alttaki resim)kadin-genital-sistem

vajinaVajina veya Latince adı ile “vagina” vajinal girişten başlayarak rahimağzına (serviks) doğru uzanan, yaklaşık 9 santimetrelik uzunluğu olmasına rağmen adeta bir “akordeon” gibi uzayıp esneme özelliğine sahip bir kanaldır.

Vajinanın bittiği yerde oluşan ceplere ise “fornix vajina” adı verilir. Bu bölgeden sonra artık rahimağzı (cervix) başlamaktadır.
(Vajina- Yandaki resim)

Kadında vajina bir geçiş bölgesidir ve dört fonksiyonu vardır. Vagina:
Penisin girdiği cinsel ilişki kanalı
Bebeğin doğduğu doğum kanalı
Adet kanının dışarıya atıldığı adet kanalı
İdrar kanalının içinden geçtiği kanaldır.

Vajinal girişte bulunan bartholin ve skene bezleri ilişki esnasında vajinanın girişi ile vajinanın kayganlaşmasını sağlar.

İdrar kanalı (Uretra)
Mesaneden çıkan idrarın idrar deliğinden dışarıya boşaltılmasına kadarki kısmında yer alan borudur.

Üretra, üriner sistemin (idrar boşaltım sistemi) son basamağıdır.

Anatomik olarak kadın uretrası erkeğinkine göre oldukça kısadır. Bu nedenle kadınlar erkeklere göre daha sık olarak idrar yolu enfeksiyonlarına maruz kalmaktadırlar. Yine bazı kadınlarda cinsel ilişki sırasında ortaya çıkan idrar hissinin de nedeni budur. Bu bölümün tahrişiyle de idrar yaparken zorlanma ve sık idrara çıkma gibi şikayetler ortaya çıkabilir.

Rahimağzı (Serviks)
Rahimağzı sert ve koni şeklinde rahimin giriş kısmında yer alan, adeta bir süzgeç gibi vajinadaki mikroorganizmaların rahim ve tüplere geçişini engelleyen bir organdır. Latince ismi cerviks (cervix)’tir.

Rahmin kas yapısının aksine rahim ağzı kollajen ve elastik bağ dokusundan yapılmış olup içinde sinir barındırmaz. Bu nedenle bu bölgede ağrı hissi yoktur.

Rahimağzının ayrıca; özellikle yumurtlama döneminde sağlıklı spermlerim içeriye girişine izin vermesi, doğumda açılarak ve silinerek bebeğin aşağıya (vajinaya) inmesine izin vermesi gibi fonksiyonları da bulunmaktadır.

Doğum anında rahimağzındaki açılmanın tam olması ile rahim vajina ile birleşir ve bebeğin aşağıya doğru inişi başlamış olur.

Rahim (Uterus)
Rahim, ucunda rahimağzı (serviks), yanlarında da boynuz şeklinde Fallop tüpleri yer alan, güçlü kas yapısından dolayı kasılma yeteneğine sahip armut şeklinde bir organdır. Rahim içindeki boşlukta yer alan zara “endometrium (dölyatağı)” adı verilmektedir.

Rahmin gebe olmayanlardaki ağırlığı yaklaşık 50 gramdır. Gebelik süresince yaklaşık 20 kat büyüyerek 1000 grama ulaşır. Görevi gebelikte bebeğin büyümesi için elverişli bir ortam hazırlamak ve doğum eyleminde kasılmalarla bebeğin aşağıya inişini sağlamaktır.

Rahim o kadar ilginç bir organdır ki hamilelik sonunda kendi ağırlığının 20 katına ulaşıp doğumdan sonra 40. günde tekrar kendi eski boyutlarına dönebilmektedir. Vücudumuzda bu kadar büyüyüp tekrar eski haline dönen ikinci bir organımız yok !!!

Menopoza giren kadınlarda yumurtalıklarla birlikte rahmin boyutları da gittikçe küçülmektedir.

Rahim iç tabakası (Endometrium)
Rahmin içinde yer alan boşluğa “endometrium” denilmektedir. Endometriumun görevi her ay başında dökülerek adet (mens) döngüsünü sağlamak ve eğer bir gebelik oluşursa da döllenmiş yumurta hücresine (zigot) yuvalanma imkanı sağlamaktır. Rahim iç tabakası her adet döngüsünde yenilenmektedir.

Fallop Tüpleri (Oviduct)
Rahimin her iki tarafında yer alan boynuzumsu kanallardır. Fallop tüpleri (oviduct), gebeliğin oluşum aşamasında sperm ile yumurta hücresinin birleştiği yerlerdir.

Bu tupler hareketli organlardır ve bu hareketlilikleri yumurtalıklardan atılan yumurtaların yakalanmasını sağlar. Aynı dönem içinde vajinaya atılmış olan spermler yüzme yetenekleri ile tüplere ulaşır ve yumurtayı tüplerde döller (fertilizasyon). Bu şekilde normal bir gebelik başlangıcı tüplerde olmaktadır ve gebeliğin oluşumu için sağlıklı fallop tüpleri şarttır.

Yumurtalıklar (Overler)
Yumurtalıklar fallop tuplerinin açık olan kısımlarının (fimbria) komşuluğunda bulunan esas görevleri yumurta oluşturmak ve bir takım kadınlık hormonları salgılamak olan, yaklaşık 2*3 santimetre boyutlarında badem şeklindeki organlardır.

Her ay yumurtalıklar içerisinde adet döneminde 2-3 milimetre çaptan başlayarak bir taraftan da estrojen hormonu salgılayarak 20 milimetreye kadar büyüyen “seçilmiş bir yumurta hücresi (dominant folikül)” yumurtalıklardan çatlayarak atılır; buna “ovulasyon (yumurtlama)” adı verilmektedir.

Atılan yumurta hücresi tüplerin yapışkan özelliği taşıyan uç kısımları (fimbria) tarafından yakalanarak tüp içerisindeki kanala alınır. Eğer bu dönemde ilişki olmuşsa ve spermler atılmışsa spermler yüzerek tüplere ulaşır. Spermle yumurta hücresi tüplerde birleşir (fertilizasyon, döllenme).

Döllenen yumurta hücresi bir yandan bölünerek yaklaşık 6-7 günlük bir seyahat sonrası rahim içi zarına (endometrium) yuvalanır (implantasyon) ve bu şekilde bir gebelik başlamış olur.
yumurtalikYumurtalık atıldıktan sonraki süreçte yumurtalıklardan salgılanan “progesteron hormonu” rahim içinde büyüyen embriyonun tutunmasını sağlamaktadır.

Eğer ki bir gebelik oluşmazsa yumurtalıklardan atılan yumurta hücresi sürekli kalınlaşan döl yatağının (endometrium) kendisini yeterince besleyememesi sonucunda dökülmesi sırasında atılmaktadır; yani kişi adet görmektedir. Adet döneminde normalde kapalı olan rahimağzı açılarak kanın dışarıya atılmasına izin vermektedir.

Kadınlarda estrojen ve progesteron hormonu özellikle kalp, iskelet sistemi olmak üzere tüm vücutta pek çok etkiye sahiptir. Nitekim menapoz ile yumurtalıklar işlevlerini yitirmekte ve kadınlarda kalp hastalıkları, kemik erimeleri (osteoporoz) gibi pek çok rahatsızlıklar da başlamaktadır.

Copyright © 2008 Orkidemce.info Tasarım Mursel Aygun
  »    » 
Bu sayfa 166 adet veri tabanı sorgusu sonucunda 0,573 saniyede oluşturuldu.