Kadına yönelik şiddete ‘Hayır’…

“25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü” dolayısıyla çeşitli parti ve sendika liderleri mesaj yayımladı. İşte liderlerin mesajları…DP Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü” dolayısıyla yayınladığı mesajda, DP’nin bağımsız kadın örgütleriyle işbirliği yaparak denetim mekanizmalarının hayata etkin şekilde geçmesi için çalışma başlattıklarını bildirdi. “Kadına karşı şiddetin hiçbir biçimi kabul edilemez Hükümeti yasal ve kurumsal çözümleri daha fazla geciktirmeden gerçekleştirmeye çağırıyorum” diyen Cindoruk, hükümetin, asli görevi olan kadınları şiddetten koruma konusunda geçtiğimiz 6 ay süresince hiçbirşey yapmadığını söyledi.

Hüsamettin Cindoruk, “Kadına karşı şiddetle mücadele konusunda, Hükümetin karnesi baştan aşağı sıfırdır. Hükümet, her açıdan sınıfta kalmıştır. Geçtiğimiz haziran ayında, Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi (AİHM) Türkiye’yi, hem aile içi şiddeti, hem de kadına karşı ayrımcılığı ortadan kaldırma konusunda son derece yetersiz davranması nedeniyle suçlu bularak, ceza karan almıştır. O günden bugüne, Hükümetin ‘şiddete uğrayan kadınlar için anket formları hazırlayacağız’ gibi açıklamalarının dışında herhangi somut bir önlem almadığı görülmüştür” dedi.

DP Genel Başkanı Cindoruk, her gün birçok kadının, şiddet nedeniyle sağlığını kaybettiğini ve yaşam hakkının elinden alındığını belirterek, resmi verilere göre, ülkede her 10 kadından 4’ünün şiddete maruz kaldığını bildirdi. Cindoruk, “Bu son derece vahim bir durumdur. Hükümet şiddete uğrayan kadınların korunması konusundaki asli görevini ihmal etmekte ve şiddete uğrayan kadınların korunması konusundaki asli görevini ihmal etmekte ve şiddete uğrayan kadınları tamamıyla korumasız ve çaresiz bırakmaktadır. Hükümeti göreve davet ediyorum” dedi. Zorunlu olduğu halde 319 belediyeden 19’unun kadınlar için sığınma evi açtığını kaydeden Cindoruk, partisinin kadına karşı şiddetle mücadele eylem planı hazırladığını, çoklu şiddete uğrama riski fazla olan engelli kadınlara yönelik bir çözüm paketi üzerine çalışmalarını yoğunlaştırdığını bildirdi.

“Demokrat olmasnın şartı…”

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Türkiye’de demokrat olmanın en öncelikli şartının kadına yönelik eşitlikçi ve özgürlükçü bir yaklaşıma sahip olmaktan geçtiğini belirterek “Özellikle politikada kadının özgür ve eşit olarak var olma mücadelesi, erkek dünyasının demokratik dönüşümü açısından en önemli aşamayı oluşturuyor. Kadınların kararlı bir şekilde yürüttükleri özgürleşme mücadelesi bizleri özgürlük ütopyalarımıza daha da yakınlaştırıyor” dedi.

“Kadına şiddete dur

TÜRK-İŞ Kadın Çalışma Grubu, “25 Kasım Kadına Karşı Şiddetin Kaldırılması Günü” nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Toplumda ve işyerlerinde kadına karşı şiddete son vermek için sıfır toleranslı yaklaşımlara, acil tedbirlere, önleyici stratejilere ve hedeflere gereksinim vardır. Tüm kamu kurum ve kuruluşları, Sivil Toplum Kuruluşları ve sendikalar yapacakları ortak çalışmalarla şiddete son verilebilir” denildi.

Toplumsal olarak kadınlara karşı şiddetin en çok tolere edildiğini belirten açıklamada, kadınların evde, işyerinde, sokakta, yaşamın hemen her alanında şiddete maruz kaldığı ifade edildi. Kadınlara yönelik olan şiddetin sadece Türkiye’de değil, dünyanın pek çok yerinde önemli bir sorun alanı olduğunu kaydeden açıklamada, şöyle denildi:
“Dünyada sosyal, ekonomik, siyasal ve dinsel güçlerden kaynaklanan bu şiddet, kadını sadece fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel olarak örselemesinin yanı sıra toplumsal yaşam içerisinde engelleyici rol oynamaktadır. Bu durum, kadınların insan hakları ve temel özgürlüklerini de kısıtlamaktadır. Türkiye’de ise kadınlar, fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddet görmektedir. Namus nedeniyle ortaya çıkan töre cinayetleri ise özellikle Türkiye’nin belli başlı bölgelerinde yoğun bir şekilde yaşanmakta olup, kadınların hayatına mal olmaktadır.”

Dünyada ve Türkiye’de üç kadından birinin hayatları boyunca dayak yemekte veya cinsel istismara uğradığına dikkat çeken açıklamada şöyle denildi:
“Her yaşta kadın, kanser, sıtma, trafik kazası veya silahlı çatışma gibi sorunlardan çok, erkeklerin uyguladığı şiddet sonucunda sakat kalmakta ya da ölmektedir. Aile içi şiddete duyarlılık artmakta olmasına rağmen, aile mahremiyetinin bir unsuru olarak görülmesi, sorunların tespit ve çözümünde yol alınmasına engel olmaktadır. Kadınlar benzer şekilde şiddeti işyerlerinde de yoğun olarak yaşamaktadır. Bu durum bireysel bir sorun olmaktan çok, sosyal, ekonomik, örgütsel ve kültürel sorun olarak görülmektedir.”

Copyright © 2008 Orkidemce.info Tasarım Mursel Aygun
  »    » 
Bu sayfa 166 adet veri tabanı sorgusu sonucunda 0,461 saniyede oluşturuldu.