Kariyerimi hayaller yönlendiriyor…

İlk albümünü 17 yaşındayken Belçika’da çıkaran Hadise, Türkiye’ye hiç yerleşmese de müzik piyasasında hatırı sayılır bir kariyere sahip.31 Aralık 2008 gecesi jean pantolon ve beyaz tişört gibi sıradan bir kıyafete kıvrak danslarını ekleyerek TRT ekranlarında arz-ı endam eyledi Hadise. Ertesi gün herkes birbirine gecenin tek akılda kalan anısıymışçasına “Hadise’nin Eurovizyon parçasını izledin mi? Tıpkı Shakira gibiydi” diye ballandıra ballandıra onun performanısını anlatıyordu.

Sonrasında yaşananları düşününce, Hadise’nin “kariyerimin dönüm noktası Düm tek tek” sözleri haklılığını ortaya koyuyor. O zamana kadar ailesinin Sivas’tan Belçika’ya gittiği biliniyordu ama hiçbir gazetecinin aklına kalkıp akrabalarının köyüne gitmek, muhtarla röportaj yapmak falan gelmemişti. Ardından çıktığı turneler, hastalığı, kıyafeti, performansı öyle çok konuşuldu ve ana konunun önüne çıktı ki, Eurovizyon’da kaçıncı olduğunu kaç kişi hatırlar bilmiyorum.
Bu rüzgar kendi deyimiyle çok başarılı bir yaz sezonu geçirmesine yetti. Yeni bir albüm, singıl ve son sürat devam eden çalışmalar… Hadise’yle hayatına devam ettiği Belçika’dan aziz teknolojinin nimetlerinden yararlanarak gerçekleştirdik bu röportajı. Hikayesini bir de onun ağzından dinlemek için…

İlkokul yıllarında bugünkü konumunu hayal ediyor muydun? Hayallerin neydi?
Evet hayallerimde sürekli bu günler gizliydi. Ama hiç bir zaman: evet ben başaracağım, çok büyük olacağım demezdim. Bunları hep düşünür ve hayal kurardım.

Sonrasında gelişen ve seni müzik dünyasına taşıyan hikayeni bizimle paylaşır mısın?
Beş yaşında playback yaptığımı çok iyi hatırlıyorum. Seneler sonra 15 yaşında bir yarışmaya katıldım, orada finale kalmadan elendim ve ardından bir plak şirketiyle sözleşme imzaladım. Baslangıç böyleydi. Sonra o şirketten ayrıldım ve bir sene falan kendi kendime kalıp neler yapmak ve başarmak istediğimi düşündüm… Çünkü ilk defa hayatıma önemli konular girmişti, avukatlar, önemli kararlar…ama hala çok doğru kararlar aldığıma inanıyorum… Ardından çok güzel bir ekiple yoluma devam ettim…

Ailenin seninle ilgili planları neydi? Sonrasında müzik kariyerinde sana bir nasıl destek verdiler?
Zaten ailemin benle ilgili planlaı yoktu… Okuyun ve hayatınızda sizi ne mutlu ediyorsa o işi yapın derdi annem ve babam. Hem okul hem kariyer konusunda beni en çok destekleyen onlar oldu… O destek olmasaydı bu günlerimi yaşayamayabilirdim.

Belçika’da bir gencin müzik kariyeri yapması, sahip olduğu imkanlar ve içinde yer aldığı piyasayı Türkiye’yle kıyaslar mısın? Kendini farklı bir ülkede müzik kariyerine başladığın için şanslı hissediyor musun?
Ben tabiki de her şeyden önce bir Türk kızıyım ama doğduğum ve okuduğum, hayatı öğrendiğim yer Belçika…Bu yüzden Belçika Türkiye kadar önemli benim için.. Sonuçta ailem, annem kardeşlerim hepsi Belçika’da… Bir de şu var: Belçika’da benim tarzımda muzik yapan ilk isimlerden biriyim. Bu yüzden içimizde aynı anda bir korku da vardı, ama çok inanarak ilerledik ve herşey çok şükür çok güzel gidiyor. Herkes gibi hayal kırıklıkları ben de yaşadım ama bunlar geçici, en azından kendinde o güç varsa geçici oluyor.

İlk albümün hikayesini anlatır mısın? Albümün sonuçları nasıldı?
İlk albümümü hazırlarken 17 yaşında, çok küçük ve naiftim. Etrafımdaki insanları dinlemek, onlardan tecrube almak ve büyümek derdimdi. Herşeye inanan bir genç kızdım ama genç kızlar da büyüyor. ? Zaten hayatım hiç beklentilerle dolu olmamıştır ama hayallerle evet. Çünkü beklentiler insanda çok büyük hayal kırıklığı yaratabilir. Bunu yaşamamak için hep dua ederim “Allahım herşey güzel olsun, bana layık olan şeyleri yaşat” diye…

“Kariyerimin dönüm noktası” dediğin bir olay var mı?
Benim için dönüm noktası “düm tek tek” parçam. Eurovizyon’a katılmak kolay ama yanlış şarkıyla katılınca hiç birşeyin anlamı ve değeri kalmıyor maalesef. Bu yüzden benim için Eurovizyon değil ama “düm tek tek” dönüm noktası. Belçika’da ve Avrupa’da “I tunes” listelerde top 10’da yer alan ilk şarkım “düm tek tek”. Rekorlar kırıldı Türkiye’de youtube’da. Bu şarkı bana çok güzel şeyler yaşattı ve hakikaten doğru şarkı doğru insanı bulmuş. Ben böyle bir şarkı ararken bu şarkı sanki bana yazılmış gibi geldi. Bu yüzden çok mutluyum. Eurovizyon’dan sonra iki albüm çıkardık, “Kahraman” albümü ve full İngilizce olan “Fastlife” albümü. Bir haftada iki çıkış şarkısı için klip çektik. Çok başarılı bir yaz ve promosyon dönemi geçirdik. İnsan kendine inanır ve çok çok çalışırsa herşey mümkün. Biz de çok çalıştık ve devam ediyoruz çünkü çalışmadan, hayatı öğrenmeden, ağlamadan bir yere varamaz insan bence…

Türkiye’deki hayal kırıklıkları, sevinçler, kızgınlıklar… Bütün bunlar açısından buradaki kariyerini nasıl değerlendiriyorsun?
Ben Türkiye’de yasamıyorum. “Stir me up” parçamız biz bilmeden inanılmaz hit oldu. Bu sayede Türkiye’de başarılı olduk ve ilk gelişimde Beyaz Show’a katıldım. Ardından Türkiye’de, Avrupa ve Belçika’da konserlerimiz devam etti. Sonra da Eurovizyon hikayemiz başladı.

Eurovizyon deneyimin çok tartışıldı ve yazıldı. Bu konu hakkında yeniden sormak istemiyorum. Zamanı geriye alsak, yine bu yarışmaya katılmak ve aynı süreçlerden geçmek istermiydin?
Şimdi ki aklım olsa(bu cümle çok klasiktir ama çok hoşuma gider) organizasyonu bambaşka yapardım. Ve katılır mıydım? Evet. Tekrar katılabilir miyim? Türk halkı beni seçerse neden olmasın… Elimden geleni yapar, doğru şarkıyı seçer ve gururla temsil ederim ülkemizi…

Yeni albümün karakterinden biraz bahseder misin?
Kahraman albümü daha çok yeni… Çok emek harcadığımız, çok kişisel ve hikayeli bir albüm oldu. Neler yaşadım, neden ağladım, neden güldüm… hepsi bu albümde gizli. Hayranlarımla zaten hep albümlerim aracılığıyla konuşmayı tercih ederim. Özel hayatımı hiç konuşmam ama hayranlarımın beni daha iyi tanımaları için şarkılarımla konuşuyorum. Yani yakında yeni bir kliple karşınızdayım ve 2010 da çok büyük projelerimiz var ama bunları şimdiden konuşmak için çok erken. Biraz sürpriz kalsın 😉

Hadise’nin hedefleri neler? Bundan beş yıl sonra kendini müzik piyasasının neresinde görüyorsun? Bu hedef için bir yol haritan var mı?
Evet çok büyük hayallerim var… Daha 23 yaşımdayım ve çok enerji doluyum. İşime, müziğe, sahneye aşığım. Bunlar olmadan yaşayamam… Hedefim dünyada ilk Türk kızı olarak tanınmak ve şarkılarımı dünya seyircisiyle paylaşabilmek.

O’nu ne kadar tanıyoruz?
En sevdiği yönü: Yardım sever ve güler yüzlü olmak.

En sevmediği yönü: Paniğe çok çabuk kapılabiliyorum.

Müzik dünyasında olmanın en sevdiği kısmı: Sevenlerimle konserlerimde buluşmak ve onları beni izlerken izlemek.

Bu piyasada olmanın en sevmediği kısmı: Düşünüyorum beş dakikadır ama bu soruya cevabım yok ?

İşle ilgili bir kriz yaşadığında verdiğin ilk tepki: Ekibi arayıp panik halinde konuşmalar yaşamak.

Tatil tercihlerin: Çok sakin, sıcacık, güzel yemekli bir yer.

Giyim tarzın: Şu an en çok sevdigim tarz Balmain tarzı, vatkalı ceketlerine ve ayakkabılarına bayılıyorum. Alexander Wang ayakkabılarım ve Burberry ceketim favori kıyafetlerimden sayılır!

En çok etkilendiğin şehir: Amsterdam ve Madrid.

Mutlaka sahip olmalıyım dediğin herhangi bir şey: Meyve mixeri, smooti içebilmek icin. ?

Kariyer Hadise’sinin kronolojisi
22 Ekim 1985’te Belçika’da doğdu.
2003’te Belçika’nın Pop Star’ı türünden bir yarışma olan Pop Idool’de keşfedildi. Birinci olamadı ama albüm teklifi aldı.
2004’te ilk singılı Sweat’i 2004’i çıkardı.
2005’te ikinci singıl Stir Me Up geldi.
2005’te üçüncü singılı Milk Chocolate Girl’ü çıkardı ve bu onun uzun süre lakabı oldu.
2006’da dördüncüsü geldi: Ain’t No Love. Aynı yıl beşinci singılı Bad Boy büyük ilgi gördü.
2009’da Mayıs ayında yapılan Eurovizyon Müzik yarışmasında Türkiye’yi Düm Tek Tek adlı şarkıyla temsil etti ve dördüncü oldu.

Kendine örnek olarak Christina Aguilera, Janet Jackson, Alicia Keys, Brandy ve Beyonce’u alan Hadise, Türkçenin dışında Flamanca, Fransızca, Almanca ve İngilizce konuşuyor.

Copyright © 2008 Orkidemce.info Tasarım Mursel Aygun
  »    » 
Bu sayfa 166 adet veri tabanı sorgusu sonucunda 0,509 saniyede oluşturuldu.