Kriz ekonomik suçları artırdı….

PwC araştırması dünya genelinde şirket içindeki suistimallerin artığını ortaya koyuyor. Özellikle orta düzey yönetim kademesinde ekonomik suç oranı artıyor. Dünya genelinde küresel ekonomik durgunluktan etkilenen şirketlerin yaklaşık üçte biri geçtiğimiz bir yıl içinde ekonomik suça maruz kaldılar. PricewaterhouseCoopers’ın (PwC) 2009 Küresel Ekonomik Suçlar Araştırması raporuna göre bu şirketlerin yüzde 43’ü suistimal vakalarının son bir yılda arttığını söylüyor.

Araştırma, katılımcıların yüzde 30’unun söz konusu dönemde ekonomik suçla karşılaştıklarını ve bu şirketlerin yüzde 42’sinin de ekonomik suç neticesinde yaşanan zararların geçen yılın aynı dönemine göre arttığını ortaya koyuyor. Ekonomik suça maruz kaldıklarını bildiren katılımcıların yüzde 67’si şirket varlıklarına yönelik hırsızlığı en yaygın ekonomik suç türü olarak gösterirken, bunu katılımcıların yüzde 38’ine göre mali tablo suistimali ve yüzde 27’sine göre ise yolsuzluk ve rüşvet izliyor. Raporlanan diğer suçlar ise şunları kapsıyor: fikri mülkiyet hakkı ihlalleri, kara para aklama, vergi suistimali, şirket içinden bilgi sızdırma ve casusluk.

Tek kayıp mali zarar değil

54 ülkeden üç bini aşkın katılımcının yer aldığı şirket içi suistimal ve ekonomik suçlara ilişkin en kapsamlı araştırma olan PwC Küresel Ekonomik Suçlar Araştırması dünyaca ünlü INSEAD Business School ile işbirliği içinde yürütüldü. Araştırma, artan mevzuat tedbirleri ve suistimali önleme kontrollerine rağmen ekonomik suçların tüm ülke ve sektörlerde yaygın biçimde sürdüğünü gösteriyor.

Mali tablo suistimalleri en çok artışın yaşandığı ekonomik suç olurken 2003’ten bu yana üç kat arttı. Ancak ekonomik suçların yarattığı toplam kayıp mali zararla sınırlı kalmıyor. Mali kayıpların yanı sıra katılımcıların yüzde 32’si çalışanların morali, yüzde 23’ü iş ilişkileri, yüzde 19’u itibar ve marka, yüzde 16’sı düzenleyici kurumlarla ilişkilerin şirket içinde yaşanan ekonomik suçlardan olumsuz etkilendiğini dile getirdi.

Araştırma küresel ekonomik krizin ekonomik suçları artırdığını ortaya koyarken, katılımcıların yüzde 40’ı durgunluk dönemlerinde şirketlerinin daha büyük ekonomik suç riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Suiistimalin artışındaki temel sebep olarak ekonomik krizi ve performans baskılarını gösteren katılımcılardan yüzde 47’si, ekonomik gerileme süresince iş hedeflerine ulaşmadaki zorlukların suistimali artıran bir unsur olduğunu söyledi. Diğer yanda katılımcıların yüzde 37 ise işini kaybetme korkusunu öne çıkardı. Performansa bağlı pirim ve şirketlerin belirlenen kar hedeflerine ulaşma baskısı da katılımcıların yüzde 27 ve 25’i tarafından ekonomik suçun artışındaki diğer etkenler olarak sıralandı.

Büyük şirketler daha ciddi tehdit altında

Ekonomik suçlar en fazla büyük şirketlerde görülüyor. 1000’den fazla çalışanı olan kuruluşların yüzde 46’sı bu tür vakaların olduğunu dile getirdi. Suistimalleri bildiren şirketlerin neredeyse üçte biri son bir yıl içinde ondan fazla suistimal vakasıyla karşılaştığını belirtti.

Geçtiğimiz 12 ay içerisinde suiistimalden en çok etkilenen sektörler şöyle:

• Yüzde 46: konaklama,

• Yüzde 42: eğlence,

• Yüzde 44: finansal hizmetler

• Yüzde 45: sigorta sektörleri oldu.

Bununla birlikte araştırma her sektörün ekonomik suça açık olduğunu ve farklı sektörlerin farklı tehditler altında olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, örneğin, mühendislik ve inşaat sektöründe katılımcıların yüzde 47’si rüşvet ve yolsuzluk olayları yaşandığını belirtti.

En yüksek oranda ekonomik suç rapor edilen bölgeler ise şöyle:

• Yüzde 71: Rusya

• Yüzde 62: Güney Afrika,

• Yüzde 57: Kenya

• Yüzde 56: Kanada

• Yüzde 51: Meksika oldu.

Ekonomik suç faillerinin yüzde 53’ünü suçun işlendiği kuruluşta çalışanlar; yüzde 44’ü ise kurum dışındaki kişiler. Şirket içi suistimal havacılık-uzay, kimya, üretim ve ilaç sektörlerinde en yüksek çıkarken şirket dışı suiistimal ise en fazla sigorta, teknoloji, iletişim ve finansal hizmetler sektöründe gerçekleşti. Dışarıdan birisinin suistimalinden bahseden katılımcıların yüzde 45’i müşterilerin suistimalinden, yüzde 20’si ise temsilci ya da aracıların suistimalinden muzdarip oldu.

Faillerin çoğu orta düzey yönetimden

Araştırma aynı zamanda şirket içi suistimale karışanların profilinin değiştiğini ortaya koyuyor. Orta düzey müdürler tarafından işlenen ekonomik suçlar, 2007’de yüzde 26 iken, tüm şirket içi suistimal oranı içinde yüzde 42’ye kadar yükseldi. Bunun tersine, üst düzey yönetimin karıştığı suistimal sayısı aynı dönemde yüzde 26’dan yüzde 14’e düştü.

Ekonomik suçun belirlenmesinde, hem şirket içi hem şirket dışı ihbarlar yüzde 27 ile ilk sırayı alırken, bunu yüzde 17 ile iç denetim ve yüzde 14 ile risk yönetim sistemleri takip ediyor. Araştırmaya göre ortaya çıkan ekonomik suçların yüzde 13’ü kazara öğrenilirken, yalnızca yüzde 7’si resmi ihbar kanalları ile belirlendi. Şirket içi suistimal fark edildiğinde, suistimale karışanların yüzde 85’i işten çıkarıldı. Şirket içi suistimale karışanların yüzde 48’i, şirket dışı suistimale karışanların ise yüzde 59’u hakkında kamu ya da ceza davası açıldı.

Araştırma, bildirilen suistimaller ile gerçekleştirilen suistimal risk değerlendirmeleri arasında kuvvetli bir ilişki olduğunu ortaya çıkardı. Denetim faaliyetlerini daha planlı ve sık gerçekleştiren kuruluşlar daha fazla suiistimal olayı bildirirken bu durum etkin denetim yapılması durumunda daha suistimalin daha etkin tespit edilebileceğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte, suiistimal kurbanlarının yarısına yakını ekonomik suçun ve yarattığı maliyetin arttığını söylese de, neredeyse üçte ikisi suiistimali belirlemek için herhangi bir çaba sarf etmediklerini bildirdi.

Karşılaşılan tablo sürpriz değil

Araştırma sonuçlarını değerlendiren PricewaterhouseCoopers Türkiye Ticari Anlaşmazlıkların Çözümü ve Suistimal İncelemeleri Direktörü Wayne Anthony araştırmanın ortaya koyduğu tablonun kendilerini şaşırmadığını belirtiyor. Ekonomik suçlarla ilgili gözlemledikleri tablonun Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün (Transparency International ) hazırladığı “2009 Yolsuzluk Algılama Endeksi” tarafından da desteklendiğine işaret eden Anthony, Türkiye’nin bu çalışmada 180 Ülke arasında 61’inci sırayı almasının ekonomik suç tehdidinin önemini gösterdiğine dikkat çekiyor.
Şirketler suçları gizli tutma eğiliminde

Ekonomik suç vakası sayısında yaşanan ciddi artışa rağmen şirketlerin bu olayları raporlamak yerine gizli tutmayı tercih ettiklerini vurgulayan Anthony, ekonomik suç neticesinde şirketlerin büyük çoğunluğunun suçun faili ile iş ilişkisi kesme yoluna gittiğini ve yargı yolunun çok tercih edilmediğini belirtiyor. Anthony, önümüzdeki dönemlerde artan denetim faaliyetleri ve konu ile ilgili yasal düzenlemeler neticesinde ortaya çıkarılan ekonomik suç vakalarında artış olmasını beklediklerini belirtirken şirketlerin bu vakalar karşısında doğru tutumu takınmalarının Türkiye’nin ekonomik suçlarla mücadelesindeki başarısında en önemli faktör olacağı görüşünde.

UZMANLAR NE DİYOR

Tony PATRON – PricewaterhouseCoopers Ticari Anlaşmazlıkların Çözümü ve Suistimal İncelemeleri Başkanı

Kurumlar için tehlike arz eder”

Küresel ekonomik kriz suistimale yönelik baskı ve teşvikleri artırdı. Ekonomik suçlar yayılmaya meyillidir, süreklidir ve kurumlar için tehlike arz eder. Her kurum ya da sektör suiistimal tehdidine açıktır. Bu zor zamanlarda, sonuçları çarpıtma ya da mali tablolara ilişkin diğer suiistimallere karışma eğilimi, etik değerlerin önüne geçebilir. Bir ekonomik gerilemede, mali hedefleri tutturmak daha zordur ve bireyler kendilerini baskı altında hissedebilir. Çalışanların mali durumları, ücretlerin azaltılması ve işten çıkarmalardan dolayı kötüye gidebilir.

Wayne ANTHONY – PricewaterhouseCoopers Türkiye Ticari Anlaşmazlıkların Çözümü ve Suistimal İncelemeleri Direktörü

“Karşılaşılan tablo sürpriz değil”

Araştırmanın ortaya koyduğu tablo buzu şaşırtmadı. Bu alanda çalışan profesyoneller olarak son 1.5 yılda ekonomik suçlarda ciddi bir artış gözlemlemekteyiz. Bu artışın arkasında hem ekonomik krizin etkileri hem de ekonomik suçlara yönelik artan denetim faaliyetleri olduğunu söyleyebiliriz. Kriz döneminin başlangıcından beri PricewaterhouseCoopers Türkiye olarak artan talebi karşılamak adına bu alanda çalışan ekibimizin sayısında yüzde 50’lik bir artış gerçekleştirdik. Kriz neticesinde karlılıkları düşen şirketler maliyet azaltıcı önlemler çerçevesinde ekonomik suçları azaltma faaliyetlerini arttırırken aynı zamanda tespit edilen suçlar karşısında daha kararlı bir tutum takınmaktalar.

Copyright © 2008 Orkidemce.info Tasarım Mursel Aygun
  »    » 
Bu sayfa 164 adet veri tabanı sorgusu sonucunda 0,469 saniyede oluşturuldu.