Mideye dost diyetle kilo verin…

Mideye dost diyetle kilo verin

Beslenme şekliniz uzun vadede tüm vücudunuz üzerinde etkili olsa da ilk adımda midenizi ilgilendiriyor. Yanlış beslenme alışkanlıkları mideyi rahatsız ediyor hatta son yıllarda hızla artış gösteren reflüye neden olabiliyor. Eğer mideniz sinyal vermeye başladıysa doğru bir diyetle onu tekrar sağlığına kavuşturmanız mümkün…

Mideye dost diyetle kilo verin... Düzensiz bir yaşam… Neredeyse gün ağarana kadar ekran karşısında, bilgisayar başında ya da eğlencede geçirilen vakitler… Bu saatlerde bastıran açlığa dayanamayıp bol bol yemek yemek ve hemen arkasından uykuya geçmek… Ya da gün içinde tüketilen kızartmalar, kavurmalar, salamuralar, turşular, asitli içecekler… Ve son olarak tüm bu hatalara eklenen stres… Tüm bu faktörler bir araya geldi mi her cinsiyetten ve her yaştan insan reflü hastalığından şikayetçi olmaya başlıyor. Mide sıvısının yemek borusu ve ağıza geri gelmesi olarak tanımlaman bu hastalık başlangıç aşamasında sadece doğru bir diyetle tedavi edilebiliyor. Meslek hayatının büyük bölümünde klinik diyetisyen olarak çalışan, yoğun bakım ünitelerinde diyetisyenlik yapan ve bu deneyimi sayesinde hastalıkların metabolizmasını ve uzun vadede insanlar üzerindeki etkilerini deneyimleme şansı bulan Diyetisyen Aydan Atasoy Erin, “İlerlemiş reflü hastaları tıbbi ve cerrahi yöntemlerle tedavi olurken başlangıç aşamasındaki reflü hastaları sağlıklı ve dengeli bir beslenme planı ile iyileşebilirler” diyor. Asidik bir içeriğe sahip olan mide, kendisini mukus tabakasıyla koruduğu için bu aside dayanabiliyor ancak böyle bir koruma tabakası olmayan yemek borusu dayanıksız oluyor. Bu nedenle mide, stres veya hastalık gibi bir sebeple içindeki sıvıyı geri gönderdiğinde yemek borusu tahriş oluyor. Diyetisyen Erin, reflünün göğüs kemiğinin arkasında sürekli bir yanma hissi ve ağıza gelen acı safra nedeniyle hayat kalitesini çok düşüren bir hastalık olduğunu söylüyor. Reflü, özellikle fazla kilolu kişilerde daha sık görülüyor.

Çölyak çok uzağınızda olmayabilir
Midedeki sorunlar her zaman reflü anlamına gelmiyor. Henüz yaygın olarak bilinmese de çölyak hastalığı birçok insanın mide şikayetleri yaşamasına neden oluyor. Çölyak deyince aklınıza belki de gazetelerde gördüğünüz; Türkiye’de yeterince çeşitte ve uygun fiyatta ürün bulamayan ve gelişme sorunu yaşayan çocukların hikayesi geliyor olabilir. Evet, onlar için ne yazık ki hayat şimdilik kolay değil. Ancak çölyak her zaman kendini bu kadar net belli etmiyor çünkü bu hastalığın da aşamaları var.

Belirtileri başka hastalıklarla karışıyor
Diyetisyen Erin, birçok insanın ileri yaşlara kadar çölyak hastası olduğunu fark etmeden yaşadığını belirterek, “Çölyak hastalığı, buğdayın içindeki gluten proteinine karşı vücudun tepkisidir. Bu tepkinin karşılığında ince bağırsağın yüzeyi düzleşiyor ve vitamin sentezi gibi bağırsakta meydana gelen tüm fonksiyonlar bozuluyor, buna bağlı olarak da tüm sistem aksıyor. Bazı kişilerde bu tablo bir ekmek yiyince büyük sıkıntılar çekmek gibi büyük etkiler yaratsa da bazıları ileri yaşlara kadar fark etmeyebiliyor. Bu kişiler kendilerine kötü geldiğini hissettikleri ekmek, makarna, kek, pasta, börek gibi gıdaları yememeyi tercih ediyor. Yediklerinde ise şişkinlik, bağırsakların çok ya da az çalışması, kansızlık, adet düzensizliği, tiroit yetersizliği, diş hastalıkları, ağız kuruluğu ve kokusu gibi sorunlar orta çıkıyor. Ancak bu belirtiler birçok başka hastalığın da belirtisi olabildiği için çölyakı teşhis etmek her zaman kolay olmuyor” diyor. Çölyaktan şüphelenildiğinde doğru teşhisi gastroenterelog kan tahlili ve bazen bağırsak biyopsisi alarak koyuyor.

REFLÜ BAŞLANGICININ BELİRTİLERİMideye dost diyetle kilo verin...
➤ Nedeni belli olmayan hafif bir öksürük
➤ Yemek borusunda hafif bir yanma hissi
➤ Yemekten sonra vücut öne eğildiğinde yemeğin ağza gelmesi
➤ Boğazda kuruluk
➤ Hafif bir şişkinlik
REFLÜ DİYETİNİN SATIRBAŞLARI
➤ Mideyi aç bırakmamak şart.
➤ Günlük öğün sayısı ona kadar çıkabiliyor.
➤ Başlangıçta çiğ sebze ve meyveler tüketilmiyor.
➤ Yatmadan önce su içilmiyor.
➤ Ara öğünlerde leblebi, olgunlaşmamış peynir, beyaz ekmek ve grisini tüketiliyor.
➤ Kilo alımını engellemek için ara öğünlerde miktar sınırlaması getiriliyor.
➤ Ana öğünlerde iyi pişmiş etli ya da zeytinyağlı sebze yemeği tüketiliyor.
➤ Meyvelerin fırında hafif pişirerek ya da az sulu komposto yaparak yenilmesi öneriliyor.
➤ Pirinç pilavı, beyaz makarna ve patates de reflü dostu beslenmenin başrol oyuncularından.
➤ Midede hacmi genişleyen posalı gıdalardan uzak durmak gerekiyor.

SU NE ZAMAN İÇİLMELİ?
Sağlıklı bir yaşamın, ardından başarılı bir diyetin de vazgeçilmezidir su… Yemek borusundaki yanma hissini gidermek isteyen birçok reflü hastası sudan yardım almaya çalışsa da aslında su, bu şikayetleri artırıyor. Diyetisyen Aydan Atasoy Erin, mide içeriğinin mide içinde hapsedilmesi gerekirken yanlış zamanda ve yanlış miktarda içilen suyun bu içeriğin geri gelmesine yardımcı olduğunu söylüyor. Bu nedenle reflüyü tedavi edici diyette suyu yemeklerden bir saat önce ya da bir saat sonra içmek gerekiyor. Hatta sağlıklı beslenme diyetlerinin baş tacı olan çorbalarda bile kısıtlamaya gidilebiliyor.
Mideye dost diyetle kilo verin...DİYET YALANLARI & YANLIŞLARI
Diyetisyen Aydan Atasoy Erin, kilo vermek için diyetisyene başvuranların belirgin davranışlarını bir liste haline getirmiş. Eğer bugüne kadar en az bir kez kilo verme girişiminde bulunduysanız bu maddelerden en az biri sizi de anlatıyor olabiliyor.
➤ İlk görüşmeye gelenler, en zayıf gösteren kıyafetler giyip, diyetisyene gelmeden birkaç gün önce diyete başlıyorlar. Bu dönemde vücutlarından yağ yerine su kaybettiklerini bilmiyorlar.
➤ İlk görüşmeye yanlarında refakatçiyle gelenler, ikinci görüşmeden itibaren yalnız gelmeyi tercih ediyorlar. Çünkü sakladıkları kaçamak yemeklerin ortaya çıkmasından rahatsız oluyorlar.
➤ Evde tartılan kişiler, diyetisyenin hassas tartısının ölçümüne göre, evlerindeki tartıyı kontrol ediyorlar.
➤ Gençler de dahil olmak üzere, hemen her hasta boylarının daha uzun olduğunu düşünüyorlar.
➤ Hemen hepsi, bir an önce zayıflamak istiyor. Hedeflerini haftada 5 kg vermek olarak belirliyor. Pazarlığa girip, ayda 10 kilo vermek üzerine anlaşmak istiyor.
➤ Diyetle lokal zayıflamak isteyenler de var. Örneğin sadece basenden verip, göğüs ölçüsü değişmesin isteyenler o kadar çok ki!
➤ Bazıları iddia üzerine zayıflamak istiyor. Hanımlar, eşlerinden araba, mücevher gibi eşyalar karşılığında iddiaya girerek zayıflamayı kabul ediyor.
➤ Büyük çoğunluk hedef kiloyu, sağlıklı kilonun çok altında belirliyor. Her ne kadar beden kitle endeksi kullanılsa da, vücudundaki bütün yağı atmak istiyorlar.
➤ Günlük yiyecek miktarlarını belirtirken, sorulmazsa öğün aralarındaki cips, çikolata gibi abur cuburlardan hiç bahsetmiyorlar.
➤ Öğleden sonra tükettikleri 1 dilim pasta veya 2 dilim börek gibi yiyeceklerin, yemedikleri öğle yemeğine eşit olduğunu düşünüyorlar.
➤ Zayıflamak için başvuranların büyük çoğunluğu, çocuklarının abur cuburlarından atıştırıyor ve bunları hiç belirtmiyor.
➤ 40 yaşın üzerindeki kadınlar, kilo verince vücutlarında hemen sarkmalar olacağından korkuyorlar.
➤ Verilen diyet listeleri her zaman evde, işyerinde başkaları tarafından okunup, inceleniyor ve yiyecekler fazla bulunup, mutlaka önerilerde bulunuluyor.
➤ Sıvı yağların enerjisiz olduğu düşünülüp, bol zeytinyağlı sebze yemeği tüketiliyor.
➤ Diyet ürünlerini sınırsız tüketerek, gereğinden fazla kalori alıyorlar.
➤ Haftada bir gün yapılan uzun yürüyüşlerin yeterli olduğunu düşünüyorlar.
➤ Kadınlar, menopoz veya sigara bırakma öncesinde diyet yapmak istiyorlar.
➤ Diyete genellikle bahar aylarında başlanıyor ve tatil döneminde sürdürmek istenmiyor.
➤ Psikolojik açıdan kendisini iyi hissedenler, diyette daha başarılı oluyorlar.
➤ Doktor tavsiyesi ile diyet tedavisine başlayanlar, kan bulguları düzelince tedaviyi yarım bırakmak istiyor.
➤ Sosyal yaşamı yoğun olanlar, diyet yapmakta zorlanabiliyor.

Copyright © 2008 Orkidemce.info Tasarım Mursel Aygun
  »    » 
Bu sayfa 169 adet veri tabanı sorgusu sonucunda 0,448 saniyede oluşturuldu.