Nasıl mutlu olunur?

Herkes bu sorunun cevabını arıyor. Yanıtı biz bulduk. Hayatınıza küçük mutluluklar katmanın 16 yolu
Mutlu olmak herkesin hakkı. İyi ama o duyguya nasıl ulaşacağız?
Bazı küçük püf noktalarına dikkat ederek ve alışkanlıklarımızda küçük değişiklikler yaparak
Kendi kendinize konuşun (ama ne söylediğinize dikkat edin)
Pozitif düşünmek sağlıklı olmanın anahtarıdır. Negatif düşüncelerin yerine pozitif düşünceler inşa etmek elbette o kadar kolay değildir. Kendinize küçük pozitif mesajlar vermeyle işe başlayın. Mesela, “Bunun üstesinden gelebilirim” deyin. Kendi kendinize asla eleştirel cümleler kurmayın.
Hayatınızı kontrol edin
Mutlu insanlar kendilerini içinde bulundukları durumun kurbanı olarak görmeyen kişilerdir. Problemleriniz için sürekli diğer insanları suçlarsanız ve onların gelip sizin için bir şeyleri düzeltmesini beklerseniz, hiçbir zaman kendi gücünüzün farkına varamazsınız.
Kendinizi bir sorun çözücü olarak görmeyi başarırsanız hayat farklı akacaktır sizin için. Kendinize güveninizi artırmak için yapmanız gerekenler yazımız özgüven kazanmak ve hayatınızın kontrolünü kendi elinize geçirmeniz için size fikir verecektir.
Teşekkür edin
Çalışmalar, “Teşekküre değer pek çok şey var hayatımda” diyen insanların takdir etmeyi bilmeyen insanlara göre daha az stres yaşadıklarını gösteriyor. Teşekkür edemeyen insanlardansanız, kendinize, ufak da olsa minnettar olmanızı gerektiren şeyler için teşekkür etme şansı yaratın. Teşekkür etme alışkanlığı, daha fazla pozitif duygu, daha çok enerji, yastığa başınızı daha huzurlu koyma hissi olarak geri dönecektir size.
Eğlenceli aktivitelere katılın
Eğlenceli insanlarla zaman geçirmeye çalışın. Çünkü neşeli insanlar yüzünüze bir gülümse kondurmanızın garantisidirler.
Bir araştırmada bilim insanları gönüllülerden mutlu yüzlü insanlara asık suratla bakmalarını istedi. Fakat gönüllüler yüzlerindeki ciddi ifadeyi tutmakla zorlandılar. Bu da gösteriyor ki neşeli insanların yanında yüzünüzü asmanız mümkün değil!
Yeterince uyuyun
Yeterince uyumak insanı mutlu eder. Çünkü uyku, ruh halimizi yöneten, hafıza mekanizmasını çalıştıran beyindeki serebral korteksi dinçleştirir, gençleştirir. Gözlerinizi kapamayı ihmal ederseniz, ruhen de çökmeyi göze almışsınız demektir. Cömert olun
Bazı küçük cömertlik gösterileri bile kendinizi iyi hissetmeniz için yeter. Mesela evde yakınlarınız daha sizden istemeden onların istediği televizyon programını açmak gibi küçük hareketler… Ya da sevdiklerinize küçük ama onları mutlu edecek hediyeler almak gibi.
Espri yeteneğinizi kullanın
Esprili olmak, hem siz hem de çevrenizdekiler için daha neşeli ve keyifli zaman geçirmek anlamına gelir. Mesela birisi sizin kilonuzla dalga geçtiğinde, ona zekice ve kendinizle barışık bir espriyle, gülümsemeyle cevap vermeniz çok şaşırtıcı olacaktır. Deneyin, göreceksiniz!
Ev işlerini biriktirmeyin
Tatil zamanlarını ev işleri yaparak geçiren insanlar, arkadaşlarıyla dışarı çıkıp sosyalleşen insanlara göre daha fazla sağlık problemi yaşıyorlar. Öyleyse çamaşır yıkama, evi temizleme işlerini hafta içi akşam saatlerine yaymaya çalışın. Böylelikle hafta sonlarınızı ailenize ve arkadaşlarınıza ayırabilirsiniz.
Maddi sıkıntınızı çözün
Kim demiş para mutluluğu satın alamaz diye? Daha fazla para kazanan insanların daha az stres yaşadıkları, daha sağlıklı oldukları araştırmacılar tarafından kanıtlanmış bir gerçek! Bunun için şansınız var mı bilinmez; ama gelirinizi artırmaya çalışmanız ve bunu başarmanız, daha rahat uyumanızı ve sonuç olarak daha mutlu hissetmenizi sağlar.
Televizyon izleme sürenizi kontrol altında tutun
Televizyon izlemek, beynin alfa dalgalarını yavaşlatır, dolayısıyla gevşemiş hissedersiniz kendinizi. Fakat bu his televizyonu kapattığınızda azalır. Dolayısıyla televizyon izlemeye zaman ayırın, ama aşırıya kaçmayın. Okumak, sosyalleşmek gibi alternatifleri televizyon izlemediğiniz zamanlarda devreye sokarak, mutluluğunuzun sürekli olmasını sağlayın.
Arkadaş edinin
Ailesiyle, dostlarıyla ve iş arkadaşlarıyla daha çok zaman geçiren insanların daha uzun yaşadıklarını biliyor muydunuz? Yalnız kalmak da sizi mutlu edebilir elbette, ama yalnızlığın dozunu fazla kaçırmayın. İyisi mi evle iş arasında mekik dokuma alışkanlığını sosyalleşmeye daha fazla zaman ayırarak devre dışı bırakın. Bedeninizi sevin
İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre meme estetiği yaptıran kadınların intihar girişiminde bulunma ihtimali diğerlerine nazaran daha yüksek. Düşük özsaygı asıl sorun! Plastik cerrahidense psikoterapi desteği özsaygınızı yükseltmede daha etkili.
İyisi mi beden imajınızla ilgili bir sorununuz varsa plastik cerrahın kapısını çalmadan önce psikolojik destek veren bir uzmana gidin ve bedeninizle barışmayı öğrenin. Sarılın
Sevdiğiniz insanlara sıkıca sarılmak stresin en büyük panzehiridir! Kucaklaşma kan basıncınızı düşürerek gevşemenize yardım eder.
Kendinizi zorlamayı bırakın
Mükemmeliyetçilik, stresin en önemli kaynaklarından biridir. Dolayısıyla yarışçı olmayan, başarı hırsı barındırmayan aktiviteler seçin kendinize. Örneğin, piyano çalmayı öğrenmeye başlayın ve sadece kendiniz için çalın. Kimseye bu yeteneğinizi kanıtlamak zorunda olmadığınıza dair kendinize söz verin.
Şiir kitapları okuyun
En az yarım saat şiir okumak, sonrasında size 15 dakikalık gevşeme davranışını armağan eder. İyisi mi kitapçıya uğrayın ve sevdiğiniz şairlerin kitaplarını satın alın.
Uyku saatinde tansiyonunuzu düşürün
Kendinizi mutsuz hissediyorsanız ve sizi üzen bir şeyler varsa aklınızda, kalp ritminizin yükselir ve bu da uykuya geçmenizi zorlaştırır. Zihninizdeki can sıkıcı düşünceleri atmaya çalışın ve huzurla yatağa gidin.
Örneğin, ertesi gün yapacağınız işlerin listesini başınızı yastığa koymadan önce bitirin ki yatağa girdiğinizde sizi rahatsız eden bir düşünce kafanızda kalmasın.
Yorumlar kapalıdır.






03 Aralık 2011 - 21:32
Kadınların avantajları, dezavantajlarına nazaran kesinlikle daha çoktur. “böyle bir şeyi iddia ediyorsun! ispatla ozaman” diyorsanız, en güzel avantajından başlıyorum. duygularını gizlemek zorunda değildirler. korktu mu? “korkuyorum ben” diyebilir ve hatta korkması bir avantaj daha olabilir çünkü erkek hemen süperman güçlerine sahipmiş gibi “korkma sakın. ben varım!” der ve gizli gizli ne kadar erkeksi olduğunu ve kadınının ona bu duyguyu yaşattığı için minnettar olur. erkek öyle mi? “ben korkuyorum” dediği an, kaybediyor. “ay ne pısırıksın” cümlesi, suratına tokat gibi yapıştırıveriliyor. diğer örnek ağlamaktır. bir kadın ağlar ve sevgilisinin göğsüne yaslanıp, saçlarını okşatır. ağlayabiliyor lan! erkek öyle mi? duygulandığı an “gözüme bir şey kaçtı. önemli bir şey yok” diye sıkar dişlerini.
diğer bir örnek güzelliktedir. bir kadın ne kadar çirkin olursa olsun, yine de az buçuk güzelleşebilir. sivilce mi çıktı? hemen concealerle kapatıyoruz. kaşların mi bitişik? alıyoruz hemen ortasını. burnun mu büyük? yaptır bir estetik vs.
erkekler ne yapabiliyor? hiç bir şey…daha doğrusu sınırlı. “ulan karı kılıklı” diye eziliyor yavrular.
üçüncüsü her şey erkeklerden beklenir. “yok bırak içtiğiniz kahveyi o ödesin”, “bırak ya. arar o seni mutlaka” diye kızlar birbirlerini gaza getirir. ha bir de erkekler yapar bunları. o apayrı bir tartışma konusu zaten…
sonra geçim derdi derken, dördüncü avantaja gelmiş oluyoruz. bir erkeğin mutlaka bir işi olması gerekir. kadınlarda öyle mi? çoğu yan gelip yatıyor ve eli yüzü biraz düzgünse, kendini zengin bir kocanın yanında buluyor. tabii ki bizim zamanımızda kadınların da çalışmasının çok büyük bir önemi vardır ama erkeklerle bir olduğunu söyleyemeyiz.
geldik en güzel avantajına: hamile kalmak.
ne kadar güzel bir duygudur. içinde bir çocuk büyüyor, dokuz ay boyunca taşıyorsun, “tekme attı. kesin futbolcu olacak benim oğlum” diye cümleleri işitiyorsun, doğuruyorsun,emziriyorsun ve büyümesini izliyorsun.
nimettensiniz kadınlar nimetten.
03 Aralık 2011 - 21:34
Erkeklerin dünyayı yönettiği bir toplumda, erkeği yönetendir. dolaylı olarak da dünyayı…
dünya kadının etrafında kurulmuş olmasa da kadının etrafında dönmektedir..