Neden Sürekli Yorgunum?

 

Kendini sürekli yorgun hissetme sendromu yoğun çalışan genç kadınlar arasında adeta bir salgın gibi yayılıyor. Sorunu tamamen çözmek ve kaybolan enerjiyi geri kazanmak için öncelikle nedenlerine bakmak gerekiyor.

Yataktan en son ne zaman enerji dolu, adeta bir fişek gibi fırladığınızı artık hatırlayamıyor musunuz? Pek çoğunuzun soruyu “Evet” diye yanıtlayacağını tahmin edebiliyoruz. Ve büyük bir ihtimalle, oldukça stresli bir işe, sonu gelmeyen bir “yapılması gerekenler” listesine sahip olduğunuzu da! Tüm bunların üzerine bir de uyku sorunları eklenince, gerçek anlamda dinlenmek koca bir hayal olabiliyor. Uzmanlar, bugünlerde pek çok genç kadının onlara sürekli; “Niçin kendimi sürekli böyle yorgun hissediyorum?” sorusuyla başvurmalarının sebeplerini kısaca, yukarıdaki gibi açıklıyorlar.
 

SORU “Bütün Gün Yorgunluktan Ölüyorum Ama Gece Yattığımda Bir Türlü Uyuyamıyorum. Neden?”
Bu soruyu değerlendiren uzmanlar, yanıtının pek de basit olmadığı konusunda hemfikirler. Çünkü gün boyu süren yorgunluk hissiyle beraber seyreden insomnia yani uykusuzluğun altında, beslenme hatalarından bir türlü teşhis edilemeyen fizyolojik sorunlara kadar pek çok neden yatabiliyor. Ancak yine de çoğu zaman esas sebebin, günümüzde pek çok kadının içinde bulunduğu son derece yoğun ve düzensiz hayat şartları olduğunu söylemekte fayda var.
Peki, bu sorun adım adım nasıl oluşuyor? Siz gün boyu, iş, aile sorunları, çeşitli yükümlülükler, arkadaşlar ve sevgilinizle olan ilişkiler arasında gidip gelirken ruh halinizde de, insanın tüm enerjisini emen çeşitli iniş ve çıkışlar yaşanıyor. Günün sonunda başınızı yastığa koyduğunuzda da, tüm bu duygusal hareketlilik yüzünden o kadar uyarılmış oluyorsunuz ki, uyumanız kesinlikle mümkün olmuyor.
Elbette, bu durumu yaşayan bir kadına “İşini bırak” ya da “Sosyal hayatından vazgeç” demek hiç de gerçekçi değil. Bunun yerine, bu kişilere yapılabilecek en mantıklı öneri; iş ve sosyal hayatlarını mümkün olduğu kadar bir dengeye oturtmak olacak. Örneğin bu kişler gün boyunca yaptıkları ama aslında son derece gereksiz olan bazı işlerden vazgeçebilir, hafta boyunca katıldıkları sosyal etkinlikleri bir ya da ikiyle sınırlayabilirler. Bu ufak değişiklikler bile kesinlikle hissedilir bazı farklar yaratacaktır.
Bunun yanı sıra, sürekli yorgunluk çekmekten muzdarip kadınlar, daha fazla müzik dinleyerek, vakit bulduklarında yürüyüş ya da yoga yaparak doğru nefes almak için küçük de olsa bazı fırsatlar yaratabilirler. Tüm bu aktiviteler uykuya dalmayı kolaylaştıracaktır.

SORU “Benim Uykuya Dalmakla İlgili Bir Sorunum Yok Ancak Sabahın Üçünde Birden Ayağa Dikiliyor, Bir Daha da Asla Uyuyamıyorum. Bu döngüyü nasıl kıracağım?”
Bu tip şikayetlerin altında çoğu zaman bir dış uyaran -örneğin dışarıdan gelen bir gürültü ya da bilgisayarın yanıp duran ışığı yatıyor. Bir kez uyandıktan sonra, hele ki uykusu hafif biriyseniz, bir daha uyumanız pek mümkün olmuyor.
Fakat elbette, bunun üstesinden gelmek için yapabileceğiniz bazı şeyler var. Öncelikle, uyandıktan sonra kesinlikle yataktan çıkmayın ve sizi mutlu eden bir şeyler düşünmeye çalışın. Eğer buna rağmen, 20 dakika sonra bile yine uykuya dalamadıysanız, yataktan çıkın, başka bir odaya gidin ve zihninizi çok meşgul etmeyecek -örneğin okumak, dergilere bakmak gibi- bir şeyler yapın. Eninde sonunda, uykunuz gelecek ve sizi yatağınıza dönmeye zorlayacaktır.
Klasik uykusuzluğa çare olacak tüm yöntemlerin, bu tip gece yarısı uyanmalarında da işe yarayacağını hatırlatmakta fayda var; iyice uykunuz gelmeden yatağa girmeyin, saat 16:00’dan sonra kafeini kısıtlayın ve yatak odanızın mümkün olduğunca sessiz ve karanlık olduğundan emin olun. Bu arada bu soruna karşı uyku maskeleri de mucizeler yaratabiliyor, hatırlatalım.

Copyright © 2008 Orkidemce.info Tasarım Mursel Aygun
  »    » 
Bu sayfa 164 adet veri tabanı sorgusu sonucunda 0,456 saniyede oluşturuldu.