Sevdiğimiz, Hürrem mi Meryem mi?

Tek bedende iki kadın: Ölümüne savaşçı, tutkulu Hürrem ve sempatikliğiyle içimizi ısıtan, gülerken güldürebilen Meryem…
Meryem Uzerli… Orijinal haliyle söylersek, Meriem Sahra Userli… Muhteşem Yüzyıl’da Hürrem Sultan karakterini canlandırmasıyla girdi hayatımıza. Hürrem karakterine inandırdı bizi. Bazılarımız acımasızlığına kızdı, bazılarımız ona hak verdi. Ama o kızıl saçlı kadını en çok, Hürrem kostümlerinin dışında, Meryem yüzüyle tanışınca sevdik.

Gülüşüyle güldürebilen biri Meryem Uzerli. Komplekslerinden arınmış gibi. Yarım Türkçesiyle çok sempatik. Konuşurken pek çok hata yapıyor. Ama sonra o konuşamayan haline patlatıveriyor gümbür gümbür bir kahkaha. E, zaten herkes bu sempatikliğe hayran değil mi?

Meryem Uzerli’nin Hürrem Sultan oluncaya kadarki hikayesi Almanya’da başlamış. 1983 yılında… Türk bir baba ve Alman bir annenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş. Evde babası onunla Türkçe konuşmasına rağmen hep Almanca cevap vermiş ve haliyle Türkçesi hiçbir zaman Almancası kadar iyi olamamış.

Oyunculuk eğitimi almış Almanya’da. Sonra da tiyatro oyunculuğu yapmaya başlamış. Peki, şans onu nasıl bulmuş da Türkiye’nin Hürrem’i oluvermiş?

Oynadıkça devleşen kadın
Oyuncu Ünal Silver ile Almanya’da birkaç yıl önce birlikte oynadıkları için bir arkadaşlıkları varmış. Sonra bir gün Münih’te bir film setinde yeniden karşılaşmışlar. Ünla Silver ona, “Türkiye’de çalışmak ister misin?” diye sorunca, “Evet çalışabilirim” demiş. Aslında Türkçesine güvenmiyormuş. Ama arkadaşı vasıtasıyla Hürrem rolü için İstanbul’da yapılan deneme çekimine katılmış. Aslına bakarsanız dizi ekibi, Hürrem rolüne uygun oyuncuyu sekiz ay boyunca sekiz ülkede aramış. Sonunda Meryem Uzerli’de karar kılınmış. İyi de olmuş hani…
Sonra… Ver elini şöhret! “Doğruyu söylemek gerekirse, bu kadar ilgiyi ben de beklemiyordum” diyor Uzerli karşılaştığı hayran sevgisine şaşırırken. Sadece izleyicilerin değil, birlikte çalıştığı oyuncuların da hayranlığını kazanmış biri. Baksanıza, ‘Valide Sultan’ Nebahat Çehre ne diyor hakkında:

“Meryem çok başarılı, tam bir Alman disiplini içinde çalışıyor. Ben onu çok beğeniyorum. İşine müthiş saygılı, takipçi, gözlemci. Kutluyorum onu. İlk gördüğümüzde tedirgin olduk. Çünkü Hürrem’i oynayacak oyuncu aylarca aranmıştı. Ama oynadıkça devleşen bir kadın gördüm karşımda.”

Evet, devleşiyor Meryem Uzerli. Başka nasıl olabilirdi ki! Koskoca Hürrem Sultan, içine girmeye çalıştığı karakter. Bakın, ne diyor Hürrem için:

“Hürrem çok kuvvetli bir kadın ve çok cesur. Çok değişken. Ne zaman kızacağı, nasıl tepki vereceği belli değil. Her zaman bomba gibi ve patlamaya hazır. Böyle bir kadını oynamak kuvvet gerektiriyor.”

Meryem ile Hürrem arasındaki fark
Biz izleyiciler, çoğu zaman sevdiğimiz oyuncuyu, canlandırdığı karakterle özdeşleştiririz. Zaten Meryem Uzerli’nin hayranları da onu yolda gördüklerinde, “Hani Kanuni’nin yüzüğü yok parmağında?” diye sormalarıyla belli ediyorlarmış bu özdeşleştirme halini.
Hürrem ve Meryem tek bedende farklı iki kişi aslında. Uzerli bu farkı şöyle anlatıyor:
“Kafama bir şey koyduğum zaman önce bir yol çizerim kendime. O yol doğrultusunda hareket ederim. Bu yolu kat ettikçe de çok daha fazla çalışırım. Hürrem’le aramdaki farklardan biri sanırım bu. Ben daha kaderci biriyim, akışına bırakırım. Hürrem’i ise ancak ölüm durdurur.”

“Ya sen öleceksin ya ben”
Evet, Hürrem’i ancak ölüm durdurur. Biraz korkutucu, değil mi? Ama altın kafesin içinde, ölümüne mücadele etmekten başka da şansı yokmuş gibi. Başkalarının canını acıtmak pahasına olsa da…

“Birçok kişi onun kötü şeyler yaptığını düşünebilir. Her zaman doğru yolu seçmeyebiliyor; buna ben de katılıyorum” diyor Uzerli, Hürrem için. Şunu da ekliyor: “Ama 500 yıl önce kural buydu: ‘Ya sen öleceksin ya ben.’ O da, bu kurala göre oynuyor.”

Hürrem bu kurala göre oynuyor, Meryem de Hürrem’in kuralına göre… Ortaya enfes bir seyirlik çıkıyor. Acımasız, şefkatli, çıkarcı, tutkulu bir kadının macerası…

Copyright © 2008 Orkidemce.info Tasarım Mursel Aygun
  »    » 
Bu sayfa 166 adet veri tabanı sorgusu sonucunda 1,069 saniyede oluşturuldu.