Sevişmek hamilelikte bir tabu…

İnsanların birbirlerini anlamakta sorunlar yaşadığı toplumumuzda, seksten konuşmak hala bir tabudur. Birçoğumuz için, konuşulması yasak konuların başında, hayatı oluşturan ilk ve en temel eylem duruyor; seks. Serap Duygulu: “Psikolog ve psikiyatrlara, sorunları nedeniyle giden insanların en önemli problemleri cinsel sorunlardır.” diyor ve eşleriyle bile cinsel sorunları üzerine ya da seks konusunda konuşma sıkıntısı yaşayan pek çok insanın var olduğunu belirtiyor. Gelişmiş ülkelere göre daha içe kapalı bir toplum olduğumuzu göz önünde bulundurduğumuzda, cinsellik üzerine konuşmak da ayıp sayılıyor. Çocuklarımıza, cinsel eğitim verme konusunda da çok ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Anlaşılacağı gibi cinsel eğitimden tutun, cinsel gelişim ve bunun doğal sonucu olan seks, toplumumuzda konuşulmasına sempati ile bakılmayan kavramlar olarak hayatımızda yeralıyor.

Toplumların rolü
Toplumlar da, kendi kültürlerinin ve geçmişte etkisi altında kaldıkları inanışların sonucunda, bizler üzerinde bazı davranış kalıpları oluştururlar. Müslüman bir ülke olarak bize, yapılmaması istenen her tür davranış, hep “günah” kavramı altına sığınılarak yasaklanmıştır. Bu yasaklar, önceden bazı sağlık sorunlarının önüne geçmek için “günah” kavramı altında toplansa da, zamanla insanlarda, gerçekten günah olduğu şeklinde bir inanç kalıbına dönüşmüştür. Aynı biçimde, doğumdan sonra, bebeği 40 gün dışarı çıkartmamak gibi bir inanış vardır. Bunun da temelinde, yeni doğmuş bebeğin, henüz bağışıklık sistemi yeterince güçlü olmadığından, çevreden kapabileceği hastalıklara karşı koruma duygusu yatar. Bu şekilde düşünüldüğünde aslında çok mantıklı ve doğru bir tutum olduğunu bile söyleyebiliriz ancak böyle doğru davranışları, dini bir koruma kalkanıyla ve günah olarak sunmak yanlıştır. Benzer bir tutum da, hamilelikte seksin günah olduğu inanışıdır. Anne adayını olabilecek risklere karşı korumak, düşük ve erken doğumları engellemek amacıyla, bazı sınırlar çizilmek istendiği ve bunun da yolunun, insanları Tanrı’ya karşı sorumlu tutmak olduğu düşünülebilir. Amaç, anne adayını korumak olsa da, sonuçları bakımından yanlış bir takım yargılar oluşturacağı için sakıncalı durumlar ortaya çıkabilir. Zaten hamilelik boyunca yoğun hormon aktivitesi olan kadınlar, böyle bir düşünceye kapılıp son derece sağlıklı olmalarına rağmen, cinsel yaşamdan ve eşlerinden soğuyabilirler. Şurası bir gerçek ki, hamilelik sırasında seks, normal zamanlara oranla daha fazla risk içerir. Anne adayları için seksin sakıncalı olduğu durumlar;

• Riskli hamilelikler,

• Psikolojik ya da fiziksel bazı sıkıntılar,

• Anne adayının ya da bebeğin sağlığını etkileyen faktörler olarak sıralanabilir.

Doktorlar eğer gerek görürlerse, cinsel hayatın en azından bir süreliğine ertelenmesini isteyebilirler. Hamilelik normal seyrinde gidiyorsa ve görünen bir risk de yoksa seks sakıncalı bulunmaz. Hamilelik boyunca, doktorun önerileri dikkate alındığında, önemli bir sorun oluşmayacağı bilinmelidir.

Hamilelikte sevişmek günah mı?
Toplum olarak, bireylerinin birbiriyle sıkı ilişkiler içinde olduğu ve birbirini çok etkilediği bir kültürden geliyoruz. Aileler, çocukları evlenmiş bile olsa kendilerini, onlara karşı sorumlu hisseder ve bazen çocuklarının hayatlarına müdahale etme hakkını kendilerinde görebilirler. Çocukluktan itibaren, bazı kavramların ayıp ya da günah olduğunu öğrenerek büyüyen insanlara, bu inancın aslında yanlış olduğunu anlatmak zordur; çünkü bu, yıllar boyunca oluşturulan kemikleşmiş bir düşünce yapısıdır. “Hamilelikte seks”, kişiler arasında konuşulmayan, konuşulsa bile utanılan ve ayıpmış gibi karşılanan bir konudur. İnsanlar bunun normal olup olmadığı konusunu doktorlarıyla konuşurken bile, çok sıkıntılar yaşarlar. Hal böyleyken, bir de annelik gibi kutsal bir statü kazanacak anne adayı açısından cinsellik, sırf ona öyle öğretildiği için günah bir davranış olarak görülmektedir. Aynı zamanda hamilelik demek, doğması beklenen küçük bir bebek demek olduğundan ve bebek, her zaman tüm toplumlarca korunmaya en muhtaç varlık olarak düşünüldüğünden, bu inanç ve yargılar, ciddi sıkıntılar yaşatabilir. Yani “hamile olmak ve bir bebek dünyaya getirmek, toplumların benimsediği en önemli olaydır ve bu durumda cinsellik, düşünülmesi gereken en son şeydir.” duygusuyla başa çıkmak çiftleri zorlayabilir.

Başa çıkma yöntemleri

• Hamileliğin takibini yapan doktorun önerilerine uymak.

• Eğer bir risk yoksa, hamilelikte seksin, eşleri birbirine daha yakınlaştırdığını bilmek.

• Günah kavramı, yanlış olarak bilinen pek çok şeyi içerir ama hem dinen hem de toplumsal olarak evli olan eşlerin cinsel yaşamını kapsamaz. Unutulmamalıdır ki, evliliklerde sağlıklı cinsel beraberlikler önemlidir ve hamilelik dönemleri de bu sürecin bir parçasıdır.

• Cinsellik biyolojik bir ihtiyaçtır ve insan doğası üremek, soyunu sürdürmek üzere programlanmıştır. Cinselliği bir bütün olarak bu şekilde düşünmek gerekir.

• Bazı yanlış düşüncelerin, aslında yetiştiriliş tarzımızdan kaynaklandığının bilincine varmak işleri kolaylaştırıcı etkiler yaratabilir.

Çiftlere tavsiyeler
“Hamilelik sırasında seks yapılmalı mıdır?” sorusuna verebileceğimiz cevap; eğer gebelikle ilgili olumsuz faktörler söz konusu değilse “Evet”tir ama bu soru “Hamilelikte seks günah mıdır?” şeklinde sorulursa o zaman işin içine başka etkenler girer. Sosyolojik ve psikolojik faktörleri göz önünde bulundurmak zorunda kalırız. Sağlıklı bir cinsel birlikteliğin, evliliklerin en önemli yapı taşı olduğunu unutmamak gerekir. Bizim düşüncelerimizi oluşturan ve davranışlarımızı şekillendiren her şey, aslında çevremizin bize yansıttığı bilgilerdir. Günah kavramı, dini kurallar açısından bakıldığında çok kesin çizgilerle bellidir ama sosyal hayata uyarlamalarda, bu çizgiler her zaman çok net olmayabilir. Aslında ilginç bir ikilem yaşanmaktadır; çocuklara hem cinsel konulardan bahsetmeleri yasaklanır hem de evlendiklerini düzgün bir şekilde yürütmeleri beklenir. Sağlıklı ve doğru bilgilerle eğitip, hayata hazırlamadığımız bu çocuklar, eşleriyle cinsel konuları rahat konuşamaz, isteklerini ya da sıkıntılarını dile getiremez bir halde, evliliklerini yürütmeye çalışırlar. Asıl sorun işte budur.

Anne adayının ruhsal durumu
Hamilelik sırasında anne adayı, pek çok ruhsal karmaşayı bir arada yaşar. İstenen bir hamilelik söz konusuysa, ruhsal değişimler daha rahat atlatılır. İsteyerek bir bebeğe sahip olmanın getirdiği haz duygusu ve sevinç, sorunlardan daha çok, olumlu duygu durumlarını getirir. Bilinen ya da beklenen bir olumsuzluk da yoksa güzel bir hamilelik dönemi yaşanır. Burada önemli olan konu, hamileliğin getirdiği hormonal değişikliklerin yol açacağı farklı duygulardır. Anne adayı genellikle;

• Aşırı duygusal,

• Hassas,

• Bazen sinirli,

• Duygusallığa bağlı olarak ağlamaklı olabilir.

Hamilelikle beraber, anne adayında depresyon da görülebilir. Tüm bunlar hormonlarla ilgilidir ve takip edilmelidir. Hamilelikle birlikte değişen vücut ölçüleri, alınan kilolar, ağırlaşan göğüsler bazı kadınlar için ciddi şekilde sorun oluşturur. Buna bağlı kaygı bozuklukları yaşanır ve eşler arası cinsel sorunlar da beraberinde gelir. Bu dönemde, anne adayı, yakınlarının ve eşinin desteğine ihtiyaç duyar. Bütün sıkıntıların doğumdan sonra düzeleceğini hissettirmek ve bir bebeği dünyaya getirmenin verdiği mutluluk, sıkıntıları hafifletir. Gerçekten de doğum bir mucizedir.

Copyright © 2008 Orkidemce.info Tasarım Mursel Aygun
  »    » 
Bu sayfa 166 adet veri tabanı sorgusu sonucunda 0,391 saniyede oluşturuldu.