Tomatis metoduyla hayata pembe gözlüklerle bakın…

Tomatis yöntemi hem korku ve mutsuzluğu yeniyor hem de aşk acısına iyi geliyor.

Kaygı, korku ve mutsuzluğu frekansların gücü ile yenmek mümkün. Fransız kökenli Tomatis yönteminden depresyondan aşk acısını atlatmaya, kolay doğumdan daha başarılı bir kariyere kadar birçok alanda faydalanılıyor.

Tomatis metodu ile rahatsız edici uyaranlar gönderen zihin ve ego susturulup, kişiye kendine dışarıdan bakabilme şansı veriliyor.

KARİYER BAŞARISINA DESTEK OLUYOR

Tomatis metodunda önce kişinin yeteneklerini belirlemek için yetenek testleri yapılıyor. Uygulama süresince konuşarak ve frekanslarla yapılan seanslar ile de kişinin mesleğinde başarılı olması için gereksinim duyduğu yetenekler tespit ediliyor. Kişi de eğer bu yetenekler eksik ya da gelişmemiş ise uzman ve metot yardımıyla sorun aşılıyor.

MELODİLERİN İYİLEŞTİRİCİ GÜCÜ

Duyduğumuz sesler, melodiler ve frekanslar bedensel ve ruhsal etki yaratıyor. Yumuşak sesler ve güzel müzikler bizi rahatlatıp, kas tonumuzu gevşetip, güzel duygular çağrıştırabiliyor. Bu düşünceden yola çıkan Dr. Alfred Tomatis, Audio psiko fonoloji bilimsel dalını kurduğu gibi hoş melodilerden çok daha ötesi olan frekansla dengeleme tekniğini de geliştirerek bir terapi yöntemi olarak kullanılmasını sağladı.

NASIL UYGULANIYOR?

Tomatis yöntemi doğrultusunda frekansla dengeleme uygulamasının ilk seansında hem ortakulak hem de içkulak frekans testi yapılıyor. Bu test kapsamında 125-8000 hz arasındaki duyma analizi uygulanıyor ve bir frekans spektrum oluşuyor. Bu spektrum her kişinin özel durumunu gösteriyor. Duyma ve dinleme kabiliyeti, fiziksel ve ruhsal kondüsyon, yetenekler, sağ sol beyin arasındaki etkileşim ve iş birlikteliği hakkında bilgi veriyor. Bu testten sonra, kişiyle konuşularak zayıf yönler tespit ediliyor ve ihtiyaca özel olarak hazırlanan 10-15 günlük dinleme programı uygulanıyor. Ayrıca bu analiz sürecinin içinde beynin hangi tarafının daha baskın kullanıldığı, hangi kulağın dominant olduğu da ortaya çıkarılıyor.

Huzursuzluk ve kaygının ileri boyutlarda olduğu kişilere üç bin hertz frekans uygulaması yapılıyor ve böylece dünyaya gelmeden önceki dönemin, anne rahminin sıcak ve güvenli atmosferi anımsatılarak huzur aşılanıyor.

DÜŞÜNCE GÜCÜ VE HORMON İLİŞKİSİ

Her düşüncenin hormonlarla etkileşimi bulunuyor. Yanlış düşünce kalıplarından, travmalardan, negatif yaklaşım ve düşüncelerden kurtulmak gerekiyor, aksi takdirde bedenin frekans metodundan aldığı faydanın verimi düşüyor. Uygulamayı yaparken ve her zaman, stresten uzak durmak, meditasyon yapmak, zihni susturmak, korku ve olumsuz düşüncelerden arınmak gerekiyor.

AYRILIK VE AŞK ACISINA İYİ GELİYOR

Frekansla dengeleme metoduna başvuranlar arasında boşanmanın yarattığı gerilime maruz kalanlar, ilişkisini kaybedenler yani kısacası kalbi kırık kişiler de yer alıyor. Bu kişilerin üzüntü, kaygı, suçluluk, yalnızlık, gelecek korkuları ve başka birçok olumsuz duyguların içine girebildiğini belirten Steinfeld, bu durumdaki kişilere önce korkularının farkında olmalarını sağladıklarını ve onlara 3 bin hertz ve üstünde frekans dinleterek doğumdan önceki hayatlarını çağrıştırdıklarını söylüyor. Yani orada yaşadığımız güven duygusu, huzur ve düzen çağrıştırılarak kişiye huzurlu hissettiriliyor. Steinfeld, frekans dinleyerek bilinçaltımıza daha kolay ulaşılabilindiğini, sağ beyinin stimüle edilerek zihnimizi ve egoyu susturmanın da mümkün olduğunu söylüyor. Böylelikle farkındalık yükselebiliyor ve kötü durum karşısında kurban rolü oynamadan aslında bizi ne duruma getirdiğini daha kolay anlayabiliyoruz.

Copyright © 2008 Orkidemce.info Tasarım Mursel Aygun
  »    » 
Bu sayfa 166 adet veri tabanı sorgusu sonucunda 0,553 saniyede oluşturuldu.