Vücudunuzu yaza hazırlamak için detoks desteği…

Vücudunuzu sağlıklı bir şekilde yaza hazırlamak için detoks desteği alma zamanı geldi.

Şimdi detoks zamanı! Özellikle mevsim geçişlerinde hepimizi bir detoks telaşı alıyor. Peki çoğumuzun sadece sıvı alarak beslenme olarak bildiği bu beslenme şeklinin gerçekten ne anlama geldiğini biliyor musunuz? Detoks: Detoksifikasyon yani vücuttaki toksik maddelerin karaciğer, akciğer gibi organlar tarafından daha az toksik bir maddeye çevrilerek atılma sürecine deniyor. Vücudunuzu sağlıklı bir şekilde yaza hazırlamak için detoks desteği...Peki, bu toksik maddeler vücudumuza nasıl giriyor? Toksik maddeleri; besinlerin tarladan sofraya kadar gelme aşamasında ve besinlerin işlenmesi, raf ömrünün artırılması için kullanılan; hava-su kirliliği nedeniyle de ortaya çıkabilen, sigara-alkol-madde kullanımı ve vücuttaki katabolizma (yıkım sürecinde) sırasında artan kimyasallar olarak tanımlayabiliriz. Diyetisyen Canan Aksoy, vücudumuzun temel detoksifikasyon işlemlerinin, sağlıklı olduğumuz zaman çalıştığını ve bizi koruduğunu belirtiyor.                                                                                                                                                                                                                           “Detoks veya detoks şeklinde anılan pek çok beslenme şekli var. Bu beslenme programlarına baktığımızda hep bir gün, üç gün, beş gün, yedi gün gibi bir gün sınırlaması var. Neden zaman sınırlamaları olduğunu hiç düşündünüz mü? Zaman sınırlaması var çünkü bu diyetlerin çoğu çok düşük kalorili diyetler, hayatla bağdaşmıyorlar. Bu programla yeterli besin ve enerji almadığınız için hayatınızı yürütemezsiniz. Uzun sürdüğünde vücudunuzda bunun yan etkilerini hemen hissetmeye başlarsınız. Enerjisi çok düşük bir beslenme biçimi olduğu için; düşük tansiyon, baş dönmesi, yorgunluk hissi ilk etapta karşınıza çıkan sorunlar olur. Uzun süreli olduğunda bunlara kas kaybı, esansiyel yağ depolarının kaybı, saç ve tırnak dökülmeleri, mide ve bağırsak problemleri, anemi de eşlik etmeye başlar.                                                                                                                                                                                                                                         ”Sağlıklı detoksun kuralları
Sağlıklı bir detoks için vücudumuzun temel işlevlerini yerine getirmesini sağlamamız şart. Sağlıklı bir terleme ve sağlıklı bir boşaltım sistemi bunların başında geliyor. Bağışıklık sistemimizi destekleyecek şekilde beslenmemiz çok önemli. Uzmanlar dengeli ve sağlıklı beslendiğimizde sistemin en iyi şekilde işleyeceğini belirtiyor. Bunun için her bireyin farklı gereksinimlere sahip olduğunu unutmamak gerekiyor.                                                                                                                                                                                                                                        Dyt. Canan Aksoy, beslenmemizde dikkat etmemiz gereken noktaları şöyle sıralıyor.
1) Günde 5-6 defa idrara çıkacak kadar sıvı tüketin.                                                                                                                                                      İdrar renginizi kontrol edin, idrar renginiz açık-soluk sarı tabir edilen bir renkte olmalı. Sağlıklı sıvıları tercih edin, suyu hayatınızın baş tacı yapın.
2) Gaza bağlı şişlikleriniz oluyorsa, yemeklerinizi iyi çiğneyin. Yemeklerden sonra rezene çayı içmeye çalışın.
3) Regl dönemindeki şişliklerinizden şikayetçiyseniz fitoostrojenik bitkileri bu dönemden önce tüketmeye çalışın. Maydanoz, adaçayı ve soya doğal östrojen içerir. Maydanoz salatasıyla güne başlayıp, soya sütü içeren bir latte’yle ara öğün yapabilirsiniz.
4) Bağırsaklarınızın boşaltım süreci günlük olsun. Kabızlık problemi çekiyorsanız, günde 5-7 porsiyon meyve-sebzesalata tüketip tüketmediğinizi ve su içip içmediğinizi kontrol edin. Düzenli tuvalet alışkanlığınız beslenmenizle düzenlenmiyorsa mutlaka bir doktorla görüşün.
5) Teknoloji, iş temposu, araba kullanımının artmasıyla, artık daha az hareket ediyoruz. Klimalarla beraber sıcakla daha kolay baş ediyoruz. Haftada 2-3 gün, sauna ya da sıcak banyoyla değil, spor yaparak ter atın. Terlemek en iyi detoksifikasyon yollarından biri, ama bunu doğal yollarla yapmak gerekiyor.
6) Besinleri pişirirken, mangal, isleme, direkt ateşe tutarak pişirme yöntemlerini tercih etmeyin. Ayrıca, haşlamak, yemekleri sebzeyle ve sebze suyuyla pişirmek ve fırınlamak da önerilen diğer yöntemler.
7) Kabuklu pirinç, bulgur ve tam tahıllı ekmek gibi daha saf ürünleri tercih edin.
8) Salatalarınız rengarenk olsun, ne kadar çok renk varsa alacağınız vitamin, mineral ve fitokimyasal o kadar çeşitlenir.
9) Kuru baklagiller içerdiği posa açısından suyu bünyelerine hapseder ve şişer. Bunları tüketmek, bağırsak temizliği için en iyi yöntemdir. Kuru baklagillere sofranızda sık sık yer verin.
10) Probiyotik içeren yoğurt, ayran, kefir, müsli gibi ürünleri tüketin.
11) Bitki çayı seçimlerinizde, bağırsak floranızı bozmayacak olanları tercih edin. Rezene, nane, kekik, ıhlamur gibi bitki çayları iyi seçenekler. İçeriğini bilmediğiniz bitki çaylarından uzak durun. Her bitki çayı size iyi gelmeyebilir, unutmayın zehir de bitkilerden yapılabiliyor.                                                                                                                                                                                                                            Protein alımına dikkat!
Vücudumuzun günlük protein, karbonhidrat ve yağ ihtiyacı olduğunu unutmayın. Vücudumuz günlük muhasebemizi tutuyor: Bugün protein almazsak kaslarımızı yakıyor, yeterli yağ almadığımızda esansiyel (gerekli) yağ dokumuzu tüketiyor. Bu nedenle hangi besini ne kadar tüketmemiz gerektiğini bilmemiz şart. Bazı detoks uygulamalarında bağırsak hareketini artıran bitki çaylarıyla ya da lavman (kolon hidroterapisi ve kolon temizliği de deniliyor) yoluyla bağırsak sistemimizi temizleme yöntemi öneriliyor. Bunları yapmak doğru değil. Bağırsaklarımız vücudumuzun boşaltımını yapıyor. Ve yaşayan bir sistem. Bağırsaklarımızda vücudumuz için yararlı birçok bakteri var. Bu bakteriler bazı vitaminlerin (K vitamini ve B vitaminleri) sentezini yapıyor, bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor, sindirim sorunlarını engelliyor. Lavman veya bitki çaylarıyla aşırı çalışan veya yapısı bozulan bir bağırsak sisteminden bu faydaları görmemiz mümkün değil. Son zamanlarda probiyotik ve probiyotik ürünlerin ne kadar önemli olduğuyla ilgili pek çok yazı ve bilimsel literatür yayınlanıyor. Diğer yöntemlerle bu sistemin var olan yapısını bozmak, bile bile bağışıklık sistemine atılmış bir virüs programına benziyor.
Temel kurallar
Sağlıklı ve yeterli beslenerek vücudunuzdan toksik maddeleri atmak, hareketli yaşamak, açık havada bol bol yürümek, bol su içmek detoksunun ilk adımları…
1) Tazeliğe önem verin.
Yeni çıkan taze sebze ve meyveleri tüketmeye özen gösterin. Baharın habercisi enginarı haftada 1-3 öğün yemeye özen gösterin. Taze sebze ve meyveler beslenmenizin mihenk taşını oluştursun. Doğal C vitamini kaynağı olan taze sebze ve meyveler detoks için vazgeçilmezdir.
2) Kafein tüketiminde dikkatli davranın.
Kafein almak için her zaman geçerli bir nedenimiz var. Zaten ölçülü bir şekilde kafein alımı, bilimsel olarak da kanıtlanmış faydalı bir davranış. Ancak aşırıya kaçmak tehlike yaratır. Kafein aşırı alındığında kalp çarpıntısına ve vücuttan su kaybına neden olabilir. Az miktarda kafeinin uyarıcı etkisi faydalıdır ancak, abartırsanız vücudunuzda toksin birikimini de arttırırsınız.
3) Akıllı yağlar kullanın.
Gün boyunca yemeklerinizde ve salatalarınızda sıvı yağları kullanmayı tercih edin. Süt, yoğurt, peynir gibi süt ürünlerinin de doğal yağlı olanlarını tercih edin. Et ve tavuğun görünür yağını kullanmayın. Yağda kızartmalardan kesinlikle uzak durun!
4) Hareket kendi başına bir detokstur.
Ne kadar çok hareket ederseniz o ölçüde sağlıklı olursunuz. Havaların ısınmasını da fırsat bilip, açık havada en az yarım saat; orta tempoda yürüyüş yapın. Gün içinde, yaşamınızın elverdiği ölçüde olabilecek en yüksek seviyede hareket etmeye çalışın. Her gün öğle saatlerinde güneş görecek şekilde, 10- 30 dakika arasında açık havada orta tempo yürüyüş yaparak, D vitamini eksikliğine de meydan vermemiş olursunuz. D vitamini, kemikleriniz ve metabolizmanız için çok önemli bir vitamindir ve tek kaynağı güneştir.

Copyright © 2008 Orkidemce.info Tasarım Mursel Aygun
  »    » 
Bu sayfa 167 adet veri tabanı sorgusu sonucunda 2,430 saniyede oluşturuldu.